Baskı / Matbaa kategorisindeki tüm haberler http://haberindeks.com/haber-merkezi/category-feed/69/all tr Turkcell’den Kocaeli’ne Son Üç Yılda 69 Milyon TL Yatırım http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/turkcell-iletisim-hizmetleri/turkcellden-kocaeline-son-uec-yilda-69-milyon-tl-yatirim/49747 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/turkcell-iletisim-hizmetleri/turkcellden-kocaeline-son-uec-yilda-69-milyon-tl-yatirim/49747" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) &nbsp;Bu sene 20. yaşını dolduran Türkiye’nin ilk GSM operatörü Turkcell, Kocaeli basınından gazetecileri İstanbul’daki Turkcell Deneyim Merkezi’nde ağırladı. Merkez hakkında bilgi verilen ve Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda gazetecilere Turkcell’in 20 yıl boyunca ülkede yarattığı toplumsal ve ekonomik faydalar aktarılırken Kocaeli’ne yapılan yatırımlar ve projeler hakkında da bilgi verildi.&nbsp; Son üç yılda Kocaeli’ne 69 milyon TL yatırımKocaeli basınına yaptığı açıklamada Turkcell’in müşteri sayısının 9 ülkede 70 milyonu aştığını dile getiren Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş,&nbsp; Türkiye’nin en önemli sanayi ve endüstri kentlerinden biri olan Kocaeli’nin Turkcell’in Marmara Bölgesi yatırımlarının %20’sini kapsadığını ve Kocaeli’ye son üç yılda toplam 69 milyon TL yatırım yaptıklarını ifade etti.&nbsp; 3G altyapısı için gerçekleştirdikleri yatırımlar sayesinde, Kocaeli’nde yine son üç yıl içerisinde Turkcell data kullanımının %210 artış gösterdiğini, Turkcell&nbsp; Superonline&nbsp; tarafında ise 431 km’yi kapsayan altyapı ile 44 bin hanede 18.300 aktif aboneye ulaştıklarını belirtti.Turkcell’in Kocaeli’de imza attığı sosyal sorumluluk projelerine de değinen Selen Kocabaş “Kardelenler projesi kapsamında Kocaelili 42 Kardelen liseden, 38’i üniversiteden mezun oldu. 83 Kardelenimiz halen liseye, 20’sinin ise üniversiteye devam ediyor. Kocaeli’de gerçekleştirdiğimiz bir diğer sosyal sorumluluk projesi de Ekonomiye Kadın Gücü Projesi.&nbsp; 2012 yılında ekonomik üretime başlamak isteyen dar gelirli kadınlar için Türkiye İsrafı Önleme Vakfı işbirliğiyle Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde teknolojisi ve iletişim gücümüzü seferber ederek bu projeyi başlattık. Bu seferberlik sayesinde dünyada ilk defa bir mobil operatör, bir mikro-finans kuruluşuyla ortak olarak ‘sosyal borçlanma’ modelini hayata geçirdi. Proje kapsamda Kocaeli’de bu güne kadar 497 kadınımız destek aldı. Bu kadınlarımıza sağladığımız kredi miktarı ise 778 bin TL’yi buldu. Ayrıca Kurumsal Çözüm Merkezi, Turkcell İletişim Merkezi ve Turkcell Dağıtım Merkezinde toplam 290 kişiye istihdam sağlayarak Kocaeli’deki gençlerimize yeni iş imkanları sunuyoruz.”&nbsp; 520 bini aşkın şirkete hizmetTurkcell Deneyim Merkezi hakkında gelen soruları da yanıtlayan Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş sözlerine şöyle devam etti. “Turkcell, bugün kurumsal pazarın lideri ve 520 bini aşkın şirkete hizmet veriyor. Turkcell’li olmayı seçen şirketler için fark yaratmak, onları teknolojiyle bir adım öne taşıyabilmek için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Biz istiyoruz ki, boyutu ve faaliyeti ne olursa olsun tüm şirketler bu fırsatı yakalasın. Bunun için de ülkemizi doğudan batıya, kuzeyden güneye adım adım geziyor kurumsal müşterilerimize teknolojik inovasyonla nasıl bir gelişim yaşayacaklarını anlatıyoruz. Son 5 yılda bu amaçla 650 organizasyon düzenledik, 175 bin müşterimize ulaştık. Bununla da yetinmedik farklı sektörlerde faaliyet gösteren kurumsal müşterilerimize eşsiz bir deneyim alanı kurmak için Turkcell Kurumsal Deneyim Merkezi’mizi hayata geçirdik. Merkezimizde sabit ve mobil ürün, servis ve çözümlerimizi tanıtarak deneyime sunuyor, şirketlere kazandırdığımız verimliliği canlı bir şekilde deneyimletebiliyoruz.”&nbsp; Geleceğin Akıllı Şehirleri dev bir makette Kurumsal Deneyim Merkezi’ndeSektörel organizasyonların da düzenlendiği ve müşteri memnuniyet oranının %95 olduğu Turkcell Kurumsal Deneyim Merkezi’nde kurumsal müşteriler; Akıllı Araç, Akıllı Ofis, Akıllı Bulut, Akıllı Endüstri, İnternet Çözümleri, Akıllı Makine, Akıllı Çözümler, Akıllı Enerji ve Ekip Mobil uygulamalarını uzman çalışanlar eşliğinde rahatlıkla deneyimleyebiliyor.&nbsp; Deneyim Merkezi’nde şirket çalışanlarının kullandıkları akıllı cihazları ve uygulamaları yönetebilmek için geliştirilmiş Mobile Device Management (Mobil Cihaz Yönetimi) sistemi bölümünde akıllı telefon, tablet, ultrabook, VINN ailesi ve Smart TV’ler deneyime sunuluyor. Turkcell’in fark yaratan Akıllı Klima, Akıllı Priz, Kargo Takip, Araç Takip, SağlıkMetre gibi M2M (Machine to Machine) çözümleri canlı olarak deneyimlenebiliyor.&nbsp; Turkcell ve Turkcell Superonline’ün güçlü altyapısıyla farklı segmentlere yönelik Fiber internet, VoIP, PSTN, Yakınsama, Mobil Santral, Süper Santral (IP Centrex) de Kurumsal Deneyim Merkezi’nde yer alan çözümlerden birkaçı…&nbsp; Turkcell Kurumsal Deneyim Merkezi’nin ilgi çeken bir diğer alanı ise geleceğin “Akıllı Şehirleri”nin resmedildiği dev maket. İncelikle işlenmiş dev makette bilimkurgu değil, Turkcell’in hali hazırda sunduğu çözümlerin tümüyle uygulandığı bir yaşam alanı tasvir ediliyor. Kocaeli basını Selen Kocabaş Turkcell Deneyim Merkezi Yatırım Baskı / Matbaa Finans / Sigorta Finans / Bilançolar Tue, 03 Jun 2014 09:53:00 +0000 info@turkcell.com.tr 49747 at http://haberindeks.com Öğrencilerin Tatil Sevinci 7 Yıldır İş Bankası’nın Armağanı Kitaplarla Başlıyor http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tuerkiye-bankasi/oegrencilerin-tatil-sevinci-7-yildir-bankasinin-armagani-kitaplarla-basliyor/49725 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tuerkiye-bankasi/oegrencilerin-tatil-sevinci-7-yildir-bankasinin-armagani-kitaplarla-basliyor/49725" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Türkiye İş Bankası’nın 2007-2008 eğitim öğretim yılının sonunda başlattığı ve bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük kitap kampanyalarından biri olan “Karneni Göster, Kitabını Al” kampanyası, bu eğitim öğretim dönemi ile yedinci yılına ulaşıyor. Çocukların küçük yaşta kitap okuma alışkanlığı edinmesini, daha çok çocuğun nitelikli kitapla buluşmasını ve öğrenciler için fırsat eşitliğinin oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlayan İş Bankası, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Bulgaristan, Fransa, Gürcistan, Hollanda, Irak, İngiltere, İsviçre, KKTC, Kosova ve Rusya’daki şubelerinde de karnesini getiren 1 milyon ilk ve orta öğretim öğrencisine kitap armağan edecek.&nbsp; İş Bankası’nın bu yılki karne hediyesi ise Türk edebiyatının usta isimlerinin öykülerinden derlenen ve Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından hazırlanan “Yazarlarımızdan Öyküler” isimli kitap olacak. İlk ve orta öğretim öğrencileri; Sait Faik Abasıyanık, Halide Edip Adıvar, Adnan Binyazar, Sabahattin Ali, Muharrem Buhara, Feyza Hepçilingirler, Rıfat Ilgaz, Yaşar Kemal, Fikret Otyam, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Ömer Seyfettin, Mine Soysal ve Necati Tosuner’in öykülerinin yer aldığı kitaplarını 2013-2014 eğitim öğretim yılının sona erdiği 13 Haziran’dan itibaren herhangi bir İş Bankası şubesinden alabilecek.&nbsp; Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, bu yıl da belirli sayıda kitap görme engelli çocuklar için Braille alfabesiyle basılarak görme engelli öğrencilere eğitim veren okulların kütüphanelerine ulaştırılacak. Ayrıca Yatılı Bölge Ortaokullarında öğrenim gören öğrenciler ile Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı Sevgi Evleri’nde kalan çocuklara da “Yazarlarımızdan Öyküler” kitabı hediye edilecek.İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada İş Bankası olarak Atatürk’ün belirlediği kuruluş misyonuna uygun olarak ana faaliyet konusunun yanında Türkiye’nin ekonomik ve sınai kalkınmasıyla birlikte kültürel ve sosyal gelişimine de doğrudan katkıda bulunmayı görev bildiklerini belirterek, Karneni Göster Kitabını Al kampanyasının da bu görev bilincinin neticelerinden biri olduğunu ifade etti.&nbsp; İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali şunları söyledi;“İş Bankası olarak sosyal sorumluluk projelerimizle ülkemizin toplumsal refahına yapabildiğimiz her katkıyı çok önemsiyoruz. Ülkemiz son 20 yılda diğer pek çok alanda olduğu gibi eğitim alanında da gelişme kaydetmiştir. Nicelik olarak hepimizi mutlu eden bu kazanımlarımızı nitelik olarak daha da geliştirip korumak hepimizin ödevidir kanaatindeyim.Bu projeyi istikrarla sürdürerek, çocuklarımıza ve ülkemizin geleceğine katkıda bulunmaktan dolayı büyük mutluluk duyduğumuzu İş Bankası’nın tüm çalışanları adına bir kez daha belirtmek isterim. Okulların kapandığı gün sınıflarda, okul bahçelerinde yaşanan tatlı heyecanı tüm Şubelerimizde hissediyor, çocuklarımızın tatil sevincine hediye ettiğimiz kitaplarla küçük bir katkı sağladığımıza inanıyoruz”.&nbsp; Karneni Göster Kitabı Al kampanyasının basın toplantısına kitapta öyküleri yer alan yazarlar ve kitabın önsözünü yazan Doğan Hızlan katılarak kampanyayla ilgili birer konuşma yaptı.İş Bankası, Karneni Göster Kitabını Al kampanyası ile çocuklara 2008 yılında “Alice Harikalar Diyarında”, 2009’da “Yazarlarımızdan Masallar ve Öyküler”, 2010’da “Yazarlarımızdan Öyküler”, 2011’de “Halime Kaptan” ve “Küçük Mavi Gezegen”, 2012’de “Sait Faik’ten Çocuklara Hikâyeler”, 2013’te ise “Aziz Nesin’den Çocuklara En Güzel Öyküler” kitaplarını dağıtmıştı. Bu yıl dağıtılacak kitaplarla birlikte 7 yılda çocuklara dağıtılan kitap sayısı 8 milyonu aşmış olacak. Eğitim / Kariyer eğitim öğretim dönemi Kitabını Al” kampanyası Türkiye İş Bankası Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları “Karneni Göster Baskı / Matbaa Kampanyalar Fri, 30 May 2014 03:10:00 +0000 info@isbank.com.tr 49725 at http://haberindeks.com Dijital Baskıda Renk Tutarlılığına Bilimsel Onay http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/xerox-buero-araclari-ticaret-ve-servis/dijital-baskida-renk-tutarliligina-bilimsel-onay/49689 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/xerox-buero-araclari-ticaret-ve-servis/dijital-baskida-renk-tutarliligina-bilimsel-onay/49689" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Araştırmada aynı drum kullanılarak ilk baskıda elde edilen renk ile 100 bininci baskıda elde edilen rengin tutarlılık gösterdiği ortaya çıktı. &nbsp; Dijital baskı sistemleri, teknolojik gelişmelerle birlikte hız ve kalite açısından ofset baskıya alternatif olarak karşımıza çıkmaya başladı. Dijital baskı makineleri ile artık ofseti aratmayan baskı kalitesinde çok farklı uygulamalar yapılabiliyor. Özellikle yüksek tirajlı işlerde kullanılan yeni nesil ink-jet (su bazlı dijital baskı) ve elektrofotografik (kuru toner bazlı dijital baskı) baskı sistemleri ulaşmış oldukları hız seviyeleri, ebat büyüklükleri ve kağıt gramajları ile ofsete ciddi bir alternatif oluşturuyor.&nbsp; Baskı işlerinde ofset baskı sistemlerini tercih eden matbaa ve yayın evlerinin genel kanısı, yüksek tirajlı baskı işlerinde dijital baskının hem performans hem de baskı kalitesi tutarlılığı açısından ofset ile boy ölçüşemeyeceği yönündedir. Yüksek tirajlı ofset baskılarda bile onaylanmış numune ile&nbsp; baskının devamında alınan numuneler arasında renk farkı oluşabilmektedir. Buna rağmen dijital baskının düşük tirajlı ve baskı kalitesinin çok önemli olmadığı işlerde kullanılabileceği düşünülür. Dijital baskı ile ilgili bu yargının doğru olup olmadığını belirlemek üzere Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Matbaa Eğitimi Bölümü'nde bağımsız bir bilimsel araştırma gerçekleştirildi.&nbsp; Araştırma sonucunda dijital baskının yüksek tirajlı işlerdeki baskı ve renk tutarlılığı ile ilgili şaşırtıcı sonuçlar ortaya kondu.&nbsp; Araştırmanın DetaylarıMarmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Matbaa Eğitimi Bölümü Dijital Baskı Laboratuvarında Xerox 700 kullanılarak yapılan araştırmada, baskı kağıdı olarak Xerox Color Tech 100g/m2 1. hamur kağıt kullanıldı. Test baskılarına başlanmadan önce Xerox 700’e sıfır drumlar takıldı. Drum ömürleri yüzde 0’a düşene ve basamaz hale gelene kadar baskı yapıldı. Her 1000 baskıdan ölçümlemek üzere örnekler alındı, her 2000 baskıda bir kalibrasyon yapıldı.&nbsp; Baskısı yapılacak skalada renk evrelerinin hesaplanması ve karşılaştırılması için ECI 2002 CMYK test skalası, MediaWedge skalaları hazırlandı. Nokta kazancı eğrileri, tram noktaları, gri balans, densite,&nbsp; trapping gibi ölçümlerin yapılabilmesi için baskı kontrol şeridi, küçük punto yazılar ve mikro çizgiler baz alınarak kontroller yapıldı. Ayrıca görsel karşılaştırma ve kalite kontrolü için ISO 300 ve benzer özellikte resimler basılarak ölçümleme yapıldı. Araştırma boyunca toplam 120 bin sayfa baskı yapıldı. Her bininci baskıdan sonra yapılan ölçümlemeler ve her 10 bininci baskıdan sonra oluşan baskı sonuçları araştırma içinde ayrıca referans alındı. Özel oluşturulmuş bir skala olan EC 2000 CMYK ve Media&nbsp; Wedge skalasının okutulması için X-Rite ölçüm aracı yazılımı ve X-Rite Profil düzenleyici yazılımıyla ICC profilleri çıkartılıp renk evrenleri belirlendi. Tram noktaları X-Rite SpectroEye kullanılarak ölçüldü. Test sayfasındaki tram alanları ile yazı ve çizgilerin mikroskobik fotoğrafları çekilerek incelendi. İlk baskıdan elde edilen CIE L*A*B değerleri baz alınarak her 10 binde bir&nbsp; oluşan değerler ayrı tablolarda gösterildi.&nbsp;&nbsp; Araştırma sonunda öne çıkan sonuçlar ve önerilerBaskı miktarına göre oluşması beklenen renk değişimleri düşük çıkmış ve dijital baskıyı tanımlayan ISO 12647-8 standartlarında belirtilen renk sapmaları içinde kalmış ve üzerine çıkan bir durum olmamıştır. Kalibrasyonu doğru ve düzenli şeklide yapılan bir elektrofotografik (dijital) baskı makinesinde drum ömrünün renk üzerinde çok büyük bir etkisinin olmadığı görüldü.&nbsp; Drum ömrünün yarısından sonra yazı, çizgi gibi detay kalitesinde bir miktar düşüş görülse de, bu düşüş gözle görülebilen belirgin bir düşüş saptanmadı. Drum miktarı yüzde 10’nun altına indikten sonra düşüş arttı. Bununla birlikte mikroskop incelemeleri bu düşüşün baskı kalitesini çok fazla etki etmediğini gösterdi.Çok yüksek düzeyde detay gerektirmeyen işlerde drum ömrünün azalması, dijital baskı yaparken özel önlem alınması gereken bir durum olarak değerlendirilmedi. Tram noktalarında ise baskı sayısı arttıkça nokta kazancının artması yüzünden belirgin olmayan renk değişimleri görüldü. Eğer hassas ton geçişli işler basılacaksa normalde 2000 baskıda bir yapılan kalibrasyon işlemi 1500 ya da 1000 adette bir periyotda yapılarak renk değişim tutarlılığının da sağlanabileceği belirlendi.&nbsp; Drum ömrünün yüzde 15’in altına inmesinden sonra zeminde problemler görülmeye başlandı. 100 bin baskının üzerinde ve drum ömrünün çok azalması ile birlikte şarj tutma sorunlarının ortaya çıktığı görüldü. Bu sebeple zeminde degrade ya da doygun renkler bulunduran tasarımlar düşük ömrü kalmış drum ile basılmaması ile bu ufak sorunun çözülebileceği saptandı. Baskı sayları yüksek miktarlara ulaştıkça bir ya da daha fazla renkte çizgi oluşmasının ana nedeninin drumın temizlenme ihtiyacından kaynaklandığı saptandı. Baskı sayısı arttıkça drum mekanizması üzerindeki atık toneri alan fırçaların kirlenmeye başladığı ve bazen yeteri kadar temizleme işlemini yerine getiremediği görüldü. Temizlenme sistemindeki bu atık toner birikmesinin görüntü kalitesini etkilememesi için çok yüksek miktarlarda baskı yapmış drum dikkatlice takip edilip çizgi görülmeye başlandığında çıkartılıp temizleme mekanizmasının temizlenmesi durumunda bu sorunun da oluşmasının engellenebileceği saptandı. Araştırma dijital baskı sistemleri Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Matbaa Eğitimi Bölümü Xerox Color Tech 100g/m2 1. Baskı / Matbaa Araştırma & Geliştirme Donanım Thu, 29 May 2014 02:32:00 +0000 bilge.gencer@xerox.com 49689 at http://haberindeks.com Tarih Vakfı Perşembe Konuşmaları'nda Türkiye İşçi Sınıfı Tarihi http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tarih-vakfi/tarih-vakfi-persembe-konusmalarinda-tuerkiye-isci-sinifi-tarihi/49542 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tarih-vakfi/tarih-vakfi-persembe-konusmalarinda-tuerkiye-isci-sinifi-tarihi/49542" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Toplumsal Tarih’in Mayıs 2014 sayısında yayınladığı Türkiye İşçi Sınıfı tarihi üzerine kapsamlı dosyayı da vesile ederek, Mehmet Ö. Alkan, Y. Doğan Çetinkaya ve Barış Alp Özden’i bir araya getiren dönemin ilk buluşmasında Türkiye işçi sınıfı tarihyazımında ortaya çıkan yeni eğilim, alan, konu, kaynak ve metodolojiler tartışmaya açıldı.&nbsp; Dönemin ikinci buluşmasında Can Nacar bizlere geç Osmanlı dönemi tütün işçilerinin etkileyici hikayesini anlatacak. Tütün işçileri, II. Abdülhamit döneminde Osmanlı İmparatorluğu’ndaki en militan işçi gruplarından biriydi. İmparatorluğun İstanbul, Samsun, Selanik, Kavala ve İskeçe gibi belli başlı tütün üretim ve işleme merkezleri, 1893-1906 arası dönemde en az bir defa işçi eylemlerine sahne olmuştu. Bu işçi eylemleri çoğunlukla kısa süreli ve ücret meseleleri odaklıydı. Örneğin, İskeçe’deki tütün mağazası sahiplerinin 1904 yılı Mayıs ayında günlük ücretleri düşürmesi üzerine yaklaşık bin işçi kent sokaklarında yürümüş ve mağazaların camlarını taşlamıştı. 1906 yılı Mart ayında ise İstanbul’daki 200-270 tütün işçisi Paskalya bayramlarında işverenleri tarafından kendilerine yapılan ödemenin o yıl gerçekleşmemesi üzerine greve çıkmıştı.- Tütün işçileri gerçekleştirdikleri eylemlerde taleplerini kabul ettirebilmek için ne türden taktikler geliştirmişlerdi?- Osmanlı devleti bu eylemlere nasıl tepki göstermişti?- 20. yüzyılın hemen başında imparatorluğun farklı vilayetlerinde toplumsal gerilim artarken, Abdülhamid rejimi tütün işçileri nezdinde meşruiyetini sağlamak ve pekiştirmek için ne tür politikalar uygulamıştı?Bu sunum, Osmanlı arşiv kaynakları üzerinden söz konusu sorulara cevaplar arayacak.Tarih: 22 Mayıs 2014Saat: 18:30-20:30Yer: Aynalı Geçit, Meşrutiyet Caddesi, Avrupa Pasajı, No: 8, Kat: 2, Galatasaray/Beyoğlu Perşembe Konuşmaları Tarih Vakfı Tütün işçileri Organizasyonlar Baskı / Matbaa Tue, 20 May 2014 12:44:00 +0000 tarihvakfi@tarihvakfi.org.tr 49542 at http://haberindeks.com Toplumsal Tarih Dergisi Mayıs 2014 Sayısında “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihyazımında Bahar” Dosyasını Kapağa Taşıyor http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tarih-vakfi/toplumsal-tarih-dergisi-mayis-2014-sayisinda-tuerkiye-isci-sinifi-tarihyaziminda-bahar-dosyasini-kap/49332 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tarih-vakfi/toplumsal-tarih-dergisi-mayis-2014-sayisinda-tuerkiye-isci-sinifi-tarihyaziminda-bahar-dosyasini-kap/49332" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Toplumsal Tarih’in Mayıs sayısında, Y. Doğan Çetinkaya ve Mehmet Ö. Alkan editörlüğünde derlenen tarihyazımı dosyasında editörlerin yanı sıra Can Nacar, M. Görkem Doğan, Barış Alp Özden, M. Hakan Koçak, Sinan Yıldırmaz, Süreyya Algül ve Erol Ülker Türkiye’de işçi sınıfı tarihini ele alıyorlar.Y. Doğan Çetinkaya, II. Meşrutiyet ve Mütareke döneminde liman işçilerinden verdiği örneklerle teorik ve kavramsal ön kabullerin tarihyazımında önemli rol oynadıklarını belirtiyor ve emek tarihi yazımında son yaşanan canlanmanın altını çiziyor.Can Nacar, 19. yüzyıl boyunca ve 20. yüzyıl başında İstanbul’da göçmen işçi olarak çalışan grupların kente nasıl uyum sağladıklarını; iş ve barınma sorunlarını nasıl çözdüklerini ve kentteki toplumsal aktörlerle ilişkilerini anlatıyor.Mehmet Ö. Alkan, II. Meşrutiyet’in ilânından sonra bilinen ilk işçi örgütlerinden biri olan “Anadolu Osmanlı Şimendiferleri/Demiryolları Şirketi Memurin ve Müstahdemini Cemiyet-i İttihadiyesi” hakkında önemli bir tashih yapıyor ve bu cemiyetle ilgili iki belge sunuyor.Erol Ülker, Mütareke dönemi İstanbul’unda Türkiye Sosyalist Fırkası, İştirakçi Hilmi ile tramvay işçileri hareketi arasındaki ilişkiyi o dönemde örgütlenen bir grev bağlamında değerlendiriyor.Sinan Yıldırmaz emek tarihinin köylülük ile bağlantılı bazı kavramlarını gözden geçirip bu çerçevede Türkiye’de köylülüğün işçi sınıfının oluşumuna etki eden özgün dönüşümünü ele alıyor.Barış Alp Özden, 1940’lı ve 1950’li yıllarda gelişen Mahmutpaşa’daki küçük dokuma sanayini, çalışma koşullarını ve burada çalışan işçilerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi, çalışma saatlerinin azaltılması konusunda sendikacıların verdiği mücadeleyi ele alıyor.M. Hakan Koçak, Türkiye emek tarihi yazınında ihmal edilen 1950’li yılların deneyiminin ilerleyen yıllar için önemini vurguluyor ve sınırlı düzeyde de olsa iş bırakmalarla gündeme getirilen grev hakkı talebine dikkat çekiyor.Görkem Doğan, Türkiye’de ilk sendikalar yasası çıktığı ve işçilere sendika kurma hakkının tanındığı ama grev yapmanın yasadışı olduğu dönemde, grev hakkı tartışmalarının nasıl gündeme geldiğini inceliyor.Süheyla Algül, Türkiye sendikal ve siyasal tarihinin önemli olaylarından biri olan 15-16 Haziran işçi direnişinin DİSK üzerindeki etkilerini konu ediyor.Ümit Fırat Açıkgöz, kentleşme ve kent hakkı konusundaki fikirleri ile son zamanlarda ismini sık sık andığımız David Harvey ile bir araya gelerek aktivizmden akademiye, kent çalışmalarından HES’lere geniş bir yelpazedeki söyleşiyi sunuyor.Neval Milanlıoğlu, Meclis-i Ayan eski üyelerinden Abraham Paşa’nın eşi Fulik Hanım’ın çiftliklerini yasal olmayan bir şekilde satmak zorunda bırakılmalarından dolayı davacı, Enver Paşa’nın eşi Naciye Sultan’ın da davalı olduğu 1919’da Osmanlı mahkemelerinde görülen davayı ele alıyor.Hacer Topaktaş, bir ilişkisi dolayımıyla İstanbul diplomasi hayatına dâhil olan Osmanlı Rum tebaası ve güzel bir kadın olan Sofya Wittowa- Potocka’nın Avrupa sosyete dünyasına uzanan ilginç yaşam öyküsünü anlatıyor.Oğuz Tekin, Allianoi kazılarında bulunan ve Geç Roma altın sikkesi solidus’un ağırlığını kontrol etmek için kullanılan Exagium Solidi ağırlığını tanıtıyor.Selçuk Gürsoy, Mete Tunçay’ın Toplumsal Tarih’in Mart sayısında yer alan Gürsoy’un kendi kitabı Osmanlı Sosyalist Fırkası ve Yayınları‘yla ilgili eleştirilerine cevap veriyor.Zerrin İren Boynudelik, “Avrupa Resminde Mitolojik Konulu Resimler” başlıklı yazı dizisinde bu ay Donato Creti’nin betimlediği Hermen ve Paris tablosunu tanıtıyor.Her ay olduğu gibi Toplumsal Tarih’in 245. Mayıs sayısında Edhem Eldem “L’illustration’dan Seçmeler”i yer alıyor. Ayrıca güncel sayfalarında Oğuz Tekin, Nilay Özlü, Naz Vardar, Betül Kaya tarafından yazılan güncel konferans haberleri ve duyuruların yanı sıra “Tarih Vakfı’ndan Haberler”de Nisan ayında öne çıkan etkinliklerden ve çalışmalardan haberdar olabilirsiniz. Toplumsal Tarih Dergisi “Türkiye İşçi Sınıfı Tarihyazımında Bahar” Baskı / Matbaa Kamu Tue, 06 May 2014 10:33:00 +0000 tarihvakfi@tarihvakfi.org.tr 49332 at http://haberindeks.com Turkcell 20 Yıllık Başarı Öyküsüyle Business Strategy Review’da Örnek Vaka http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/turkcell-iletisim-hizmetleri/turkcell-20-yillik-basari-oeykuesueyle-business-strategy-reviewda-oernek-vaka/49233 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/turkcell-iletisim-hizmetleri/turkcell-20-yillik-basari-oeykuesueyle-business-strategy-reviewda-oernek-vaka/49233" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Dünyanın önde gelen ekonomi yayınlarından, London Business School’un dergisi Business Strategy Review son sayısında Turkcell’in gelişim sürecine ve başarı formülüne detaylı bir makale ile mercek tuttu. Türkiye’nin lider teknoloji ve iletişim şirketi Turkcell, 20 yıllık başarı hikayesi ile saygın akademik çevrelerinin de ilgisini çekiyor. Ekonomi alanında dünyanın en itibarlı üniversitelerinden biri olarak kabul gören London Business School’un yarı-akademik yayını Business Strategy Review, son sayısında 7 tam sayfasını Turkcell’in gelişim öyküsüne ayırarak, şirket hakkında ayrıntılı bir makale yayınladı.İş dünyasının ve akademi çevrelerinin yakından takip ettiği derginin editörü olan, İngiltere’nin işletme konusunda etkin isimlerinden Stuart Crainer ve akademisyen-yazar Des Dearlove’ın kaleme aldığı makalenin başlığı “Değeri mobilize etmek: Turkcell tarzı”. Yazarlar, Turkcell’e örnek vaka olarak mercek tutma sebeplerini “Turkcell’in bir telekom şirketi olmanın ötesine geçmesi, müşterileri ve ülkesi için yarattığı değer” olarak ifade ediliyor.Başarının Formülü: Üstün Müşteri DeneyimiLondra’da bir grup Türk gazeteciyle biraraya gelen makalenin yazarı Stuart Crainer, Batı’da keşfedilenlerin Doğu’ya gönderildiği inovasyon modelinin değiştiğinin altını çizdi. “artık en iyi fikirlerin Batı’dan çıktığı varsayımı geçerli değil. Küresel iş dünyası artık dünyanın her yerinde inovasyon ve iyi iş modeli hikayelerini takip ediyor. Turkcell bu açıdan benim ve benim gibi akademisyenler için çok ilginç bir örnek. Turkcell modeli sadece kendi bölgesinde ya da gelişmekte olan ülkeler arasında değil, küresel ölçekte de önemli. Gelişmekte olan ülkelerden çıkan şirketler artık büyümelerinin ikinci safhasında, artık herbiri küresel açıdan da mercek altında” diye konuştu.Crainer Turkcell’in müşterisine değer yaratma odaklı başarı formülüne de değindi. “Yeni teknoloji yaratmak kendi içinde olumlu ama hayatları sadece ürünle değiştiremezsiniz. Turkcell teknolojiyi, hayatı değiştirmek için bir yöntem olarak görüyor. Eğitime, bilgiye erişim sağlamanın bir aracı olarak kullanıyor. Değer yaratma konusunda pekçok şirket gönülsüz davranırken, Turkcell bu konuları işiyle bütünleştiriyor. Sorumlu iş modelini kendi kurumsal değerleriyle birleştiriyor” İfadelerini kullandı.İnovasyon Vizyonunun Altı ÇiziliyorBusiness Review Strategy dergisi, Turkcell’in başarı formüllerini incelerken özellikle şirketin inovasyon konusunda aldığı yolun altını çiziyor: “Pazarı yeniden düşünmenin doğal bir sonucu olarak, Turkcell ürünlerini de yeniden düşünüyor”.&nbsp; Makalede şirketin, Turkcell Cüzdan, Mobil İmza gibi katma değerli servislerle müşterilerin hayatını nasıl da kolaylaştırdığı, başarılı segmentasyon politikası ile müşterilerin ihtiyaçlarını nasıl karşıladığı birebir örneklerle detaylı olarak anlatılıyor.Hayatın Her Alanında Değer НaratmakTurkcell’in müşteri odağının yanı sıra başarı formülünde hayatın her alanına dokunan değerler yaratıyor oluşuna da geniş yer verilmiş. Şu an 9 ülkede 70 milyonu aşan aboneye hizmet götüren Turkcell’in Türkiye ekonomisi için yarattığı fark da vurgulanıyor. Şirketin teknoloji ve altyapıya yaptığı yatırımlarla Türkiye’yi dünyanın en iyi mobil iletişim alt yapılarından birine kavuşturması, mobil internet konusunda (3G, fiber yatırımlar,4G) soyunduğu öncü rol, bilgiye erişimde toplum için yarattığı fırsat eşitliği, girişimcilere verdiği destekler, Anadolu’da yarattığı istihdam…&nbsp; Dergiye göre “Turkcell, Türkiye için teknolojik dönüşümde bir amiral gemisi ve katalizör rolü oynuyor”.Makalede Turkcell’in kurumsal sosyal sorumluluk duruşundan da övgü ile bahsediliyor. Türkiye’nin en köklü projelerinden Kardelenler, dar gelirli girişimci kadınları desteklemek için hayata geçirilen Ekonomiye Kadın Gücü ve Van için Türkiye Kumbarası gibi projelerle Birleşmiş Milletler tarafından da takdir edildiği belirtiliyor. Ayrıca Turkcell’in Türkiye’de sporun gelişimi için verdiği desteklere de mercek tutuluyor. Uluslararası İlişkiler Business Review Strategy dergisi ekonomi yayınları London Business School makale Stuart Crainer Turkcell Baskı / Matbaa Şirket İçi Konular Wed, 30 Apr 2014 12:02:00 +0000 info@turkcell.com.tr 49233 at http://haberindeks.com Binlerce Taraftar Mesajı Vodafone Arena’nın Temeline Gömüldü http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/vodafone-telekomuenikasyon/binlerce-taraftar-mesaji-vodafone-arenanin-temeline-goemueldue/48707 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/vodafone-telekomuenikasyon/binlerce-taraftar-mesaji-vodafone-arenanin-temeline-goemueldue/48707" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Vodafone Türkiye ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün Türk spor tarihinin en büyük ve kapsamlı iş ortaklığıyla inşa edilen futbol stadyumu Vodafone Arena’nın temeline gömülen binlerce ziyaretçi mesajı, Beşiktaş ruhunu sonsuza kadar yaşatacak.Vodafone Arena’nın web sitesi “vodafonearena.com.tr”ye iki ay gibi bir süre içinde gelen 21 bini aşkın mesaj, birer birer kâğıtlara basılarak Vodafone Arena’nın temeline gömüldü. Kartal’ın yeni yuvasının ruhu olarak Vodafone Arena’nın temeline gömülen mesajlar arasında, “Beşiktaş kalbimin en orta yerinde, Beşiktaş Vodafone Arena dünyanın merkezinde”, “Gelecek zaferler, seninle gelecek Vodafone Arena!”, “En büyük başarılar hep bizim olsun, Vodafone Arena tek şahidimiz olsun” gibi taraftarların mutluluk ve iyi dileklerini belirten cümleler yer aldı. Mesajların gömülme töreni, film tadında bir kısa filmle ölümsüzleştirildi.Web sitesine gelen mesajların yanı sıra, taraftarların Facebook’ta yaratılan bir uygulama üzerinden ilettikleri fotoğraflar da Vodafone Arena inşaatının dışındaki reklam alanında yer aldı. Taraftarlar 1 ayda 2 bin 500’ü aşkın fotoğraf gönderdi.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; “Beşiktaş - Vodafone gönül ortaklığı”Vodafone Türkiye Marka ve Pazarlama Stratejisi Direktörü Bilge Çiftçi, Beşiktaş ile yapılan anlaşmanın iş ortaklığının çok ötesinde bir gönül ortaklığı olduğunu belirterek şunları söyledi:“Vodafone teknolojisi ile Beşiktaş ruhunu bir araya getiren, sadece Vodafone ve Beşiktaş için değil, İstanbul ve tüm Türkiye için çok önemli ve anlamlı olan bu proje, bir iş ortaklığının ötesinde bir gönül ortaklığıdır. Bu inşaatı gerçek bir stat yapacak olan taraftarları ve onun efsanevi Beşiktaş ruhudur. Daha şimdiden bu proje sadece biz ve Beşiktaş Kulübü tarafından değil, tüm Beşiktaş camiası tarafından sahiplenilmiş durumda. Yalnızca Vodafone Arena’nın logosunu seçmek için 125 binden fazla Beşiktaş taraftarı 3 hafta gibi kısa bir sürede oy kullandı. 21 bin Beşiktaş taraftarı stadyumun toprağına gömülmek üzere inanılmaz mesajlar iletti. Bu mesajları Kartal’ın yeni yuvasının ruhu olarak, Vodafone Arena’nın temeline gömdük.” Beşiktaş Beşiktaş Jimnastik Kulübü Bilge Çiftçi Taraftar Mesajı Vodafone Arena Vodafone Türkiye Baskı / Matbaa Şirket İçi Konular Spor Fri, 28 Mar 2014 11:33:00 +0000 info@vodafone.com.tr 48707 at http://haberindeks.com Mülk Mahal İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/istanbul-bilgi-ueniversitesi/muelk-mahal-insan-istanbulda-kentsel-doenuesuem/48619 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/istanbul-bilgi-ueniversitesi/muelk-mahal-insan-istanbulda-kentsel-doenuesuem/48619" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları tarafından yayınlanan “Mülk Mahal İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm” ülke gündeminin her zaman tartışmalı konularından biri olan kentsel dönüşümü kapsamlı şekilde inceliyor.“Mülk Mahal İnsan” Doç. Dr Asuman Türkün liderliğindeki ekip tarafından Haziran 2008 ve Ekim 2010 tarihleri arasında yürütülen araştırmayı içeriyor.“İstanbul’da Eski Kent Merkezleri ve Gecekondu Mahallelerinde Kentsel Dönüşüm ve Sosyo-Mekânsal Değişim” başlıklı araştırma, İstanbul’un “kentsel dönüşüm” veya “yenileme alanı” ilan edilen altı mahallesinde yürütüldü. Başıbüyük, Derbent, Aydınlı, Tarlabaşı, Tozkoparan ve Bezirganbahçe bölgelerini kapsayan çalışmada mahallelerdeki 1.362 haneden 6.101 kişiyle anket yapıldı.Araştırmada, bölgede yaşayanların, kente yerleşme süreçleri, yerleştikleri dönemler, yaşadıkları mahallelerin ve konutların özellikleri ve mülkiyet bilgilerinin yanı sıra gelir ve tüketim biçimleri, kentte ve yaşadıkları mahallelerde kurdukları ilişkiler, kentsel dönüşümü algılama biçimleri ve kentsel dönüşüme karşı geliştirdikleri tavır incelendi.Araştırmada “Dönüşüm alanı ilan edilen mahallelerde yaşayanların koşulları ve olanakları önerilen kentsel dönüşüm modeli ile uyumlu mudur?&nbsp; İnsanların kentsel dönüşüme ilişkin fikirleri ne yöndedir ve bu yönde talepleri var mıdır; varsa, bu talepler nelerdir? Bu mahallelerde yaşayanların yaşam koşullarının ve kalitesinin bu dönüşüm sonucunda iyileşme şansı var mıdır?” gibi sorulara yanıt arandı.Kentsel dönüşüm uygulamalarının barınma meselesini çok daha sorunlu hale getirdiği vurgulanan çalışmanın sonuç bölümünde&nbsp; “Bu dönüşüm sürecinde mülksüzleşen ya da giderek yoksullaşan kesimlerin kentle bağlantıları iyice muğlaklaşmakta, yersizleşme ve yurtsuzlaşma olarak adlandırılabileceğimiz bir süreç ortaya çıkmaktadır” denildi.Mülk, Mahal, İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm, bu alandaki literatüre önemli bir katkı sunuyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları Kentsel dönüşüm uygulamaları “Mülk Mahal İnsan: İstanbul’da Kentsel Dönüşüm” Baskı / Matbaa Araştırma & Geliştirme Yerel Haberler Mon, 24 Mar 2014 11:42:00 +0000 info@bilgi.edu.tr 48619 at http://haberindeks.com Türkiye’nin 100 Yılı Deviren Asırlık Yüzleri Belgesel Oldu http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/pfizer-tuerkiye/tuerkiyenin-100-yili-deviren-asirlik-yuezleri-belgesel-oldu/48484 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/pfizer-tuerkiye/tuerkiyenin-100-yili-deviren-asirlik-yuezleri-belgesel-oldu/48484" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Gazeteci ve yönetmen Nebil Özgentürk ile Bir Yudum İnsan ekibi, Pfizer’in Sen Çok Yaşa kampanyası dahilinde destek verdiği belgesel için Türkiye'nin dört bir yanında 100 yaşını aşmış insanlarımızın izini sürdü; ülkemiz sınırları içerisindeki asırlık çınarları gün ışığına çıkardı. Ortaya son derece değerli bir belgesel çıktı: Asırlık Yüzler: Yüzyılın Sağlığı, Yüzyılın Tanıklığı. Beş bölümlük belgesel, 15 Mart’tan itibaren 5 hafta boyunca Cumartesi günleri 15:15’te NTV’de ekranlara gelecek. Kaçıranlar için tekrarı Pazar 01:10’da (Cumartesi’yi Pazar’a bağlayan gece) yayınlanacak.Eski çağlarda 25-30 yaşına bile gelmek mucizeyken bugün insan ömrünün ortalaması 60'ların üstüne çıkıyor ve bu rakam her geçen gün yükseliyor... Günümüzde 60 ve 70 yaşlarındaki insanlara artık “yaşlı” bile denmiyor. İstatistikler ülkemizde 100 yaşına girenlerin, başka deyişle asırlık çınarların sayısının 33 bini bulduğunu gösteriyor. Bundan sadece 30 yıl sonra 100 yaşında olanların sayısının bugünkünden yedi kat fazla olması bekleniyor.Bir Yudum İnsan programıyla bireylerin yıllar içindeki gelişiminin en yakın tanığı olan gazeteci Nebil Özgentürk ve ekibi, Asırlık Yüzler belgeseli için yollara düşerek Türkiye'nin dört bir yanında, İzmir'deki, Nazilli'deki, Bolu'daki, Erzurum'daki asırlık çınarların izini sürdü. Türkiye'nin dört bir yanında 100 yaşını aşmış nine ve dedelerle söyleşti, onlara sırlarını sordu. Belgesel için 100 yaşını aşkın 30 asırlık çınarla röportajlar yapıldı.Uzun yaşamın sırlarını aralamaya çalışan belgesel, bir asrı devirenlerin sağlıklı, huzurlu dünyalarına uzanırken bir günlerinin nasıl geçtiğini kayıt altına alıyor. Onların tarihin canlı tanıkları olduğunu unutmadan yaşadıkları dönemin hayat koşullarına dair merak edilenleri de soruyor. Çünkü onlar Osmanlının yokluk ve dar zamanlarını da görmüşler, savaşın acımasızlığını, kayıpları, yepyeni Cumhuriyetin coşkusunu da… Osmanlı’nın çöküş sürecinde, dünya 20. yüzyılın ilk büyük savaşıyla yanarken doğmuş çoğu. Aralarında 1935’te Nazilli’de Türkiye’nin ilk basma fabrikasının açılışına tanıklık eden de var. Kimi uzaktan görmüş Mustafa Kemal’i, kimi yanağını sıkan elini çocuk hırçınlığıyla itmiş. Aynı tarihin içinden geçerken aynı olaylara takılmış anıları.Onları 100 yaşına getiren genetik mirasları mı yoksa yaşam şekilleri mi?Genel yönetmenliğini Nebil Özgentürk’ün ve müziklerini Can Atilla’nın yaptığı belgesel, zaman zaman hüzünlü, zaman zaman neşeli hikayelere tanıklık ediyor. Önde gelen fikir lideri hekimler de uzun ve sağlıklı yaşama dair ipuçlarını sıralıyor. Belgeselde “neyi asla yapmıyorlar?”, “neleri ortak yapıyorlar?”, “nelerden vazgeçemiyorlar?”, “alışkanlıkları, olmazsa olmazları, ellerini sürmedikleri neler?” gibi soruların cevapları da aranıyor.Uzun yaşam önerilerini gerçekten uyguluyorlar mı?Bir asrı görenler arasında sıklıkla, ilk insan beslenme modelini örnek alan, kırmızı etin ve yumurtanın da dahil olduğu bir diyete rağbet olduğu görülüyor... Bol bol balık, bakliyat, tahıl tükettiklerini, yoğurtsuz sofraya oturmadıklarını, tereyağını kaşıklarken, margarinin tadını bilmediklerini öğreniyoruz. Az yediklerini, zayıf olduklarını, yeterince uyuduklarını, sabah erken kalkıp, akşam erken yattıklarını, neşeli, keyifli, coşkulu olmaya önem verdiklerini, hareket ettiklerini, stresten uzak durduklarını görüyoruz. Kimisi “eşini ve işini seven uzun yaşar” diyor, kimisi “aile önemli” diyor, kimi de “kin tutmayacaksın gamsız olacaksın” diye öğüt veriyor; liste uzayıp gidiyor.Belgeselin genel yönetmeni Nebil Özgentürk, belgesel çekme fikrinin nasıl ortaya çıktığını şu sözlerle anlatıyor: "Hayatlar gelip geçiyor… Hele ki yüz yıllık hayatlar… Düşünün ki 19'uncu yüzyılı da 20'nci yüzyılı da 21'inci yüzyılı da gören-yaşayan var hikayemizde. Kim merak etmez ki bu asırlık yaşam yolcularını… Tanık oldukları, yedikleri, içtikleri.. Aramızdaydılar... Ben de arkadaşlarımla bu merakın peşine düştüm!!"Pfizer Türkiye Genel Müdürü Elif Aral ise “Pfizer Türkiye olarak geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Sen Çok Yaşa’ projesi ile tıpkı Asırlık Yüzler’deki insanlarımızın sahip olduğu gibi uzun, sağlıklı ve mutlu yaşamları çoğaltmayı, bunu herkes için bir yaşama amacı haline getirmeyi görev edinmiştik. Yaşam reçeteleri, müthiş hikayeleri, zamana boyun eğdirmiş, bitmek tükenmek bilmeyen sevgileri, umutları ve enerjileriyle asırlık çınarları anlatan bu projeyle yollarımızın kesiştiği noktada Pfizer olarak Asırlık ‘Yüz’ler’e kayıtsız kalamazdık. Yaş almanın fiziksel olarak dezavantajları olsa da yaşımız ilerledikçe hayata bakış açımız değişir, gelişiriz. Genç yaşlarda bize mutsuzluk veren şeyler üzerimizdeki etkisini kaybeder, belki de mutlu olmayı zaman içinde öğreniriz. Biz değişirken edindiğimiz tecrübe ile birlikte daha bilge, sözü dinlenen bir insan oluruz. Sen Çok Yaşa ve dolayısıyla ‘Asırlık Yüzler: Yüzyılın Sağlığı, Yüzyılın Tanıklığı’ ile edinilen bu avantajları bir şekilde hatırlamak ve ‘yaş alma’ya bir saygı duruşunda bulunmak istedik. Bu kalıcı esere destek vermekten büyük bir gurur duyuyoruz” dedi.Asırlık “Yüz”ler: Yüzyılın Sağlığı, Yüzyılın Tanıklığı*&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Belgesel KünyesiGenel Yönetmen: Nebil ÖzgentürkGenel Koordinatör: Melda Davran, Berat GünçıkanGörsel Yönetmen: Emek DurmuşYapım Koordinatörü: Aslan Tayfun AlkanYönetmen Yardımıcısı/Editör: Zeynep Erpamirİkinci Yönetmen: Murat KarakuşAraştırma ve Metin Yazarları: Berat Günçıkan, Melda DavranYönetmen Asistanı: Volkan EvcimKameraman: Ersin ÇakırJenerik Müziği: Cahit BerkayMüzik: Can AtillaSeslendiren: Burhan Güven*Gazeteci Esra Tüzün’ün “100 Yaşı Devirmenin Sırları” kitabından esinlenilerek hazırlanmıştır. Nebil Özgentürk ve Bir Yudum İnsan ekibi tarafından yepyeni formatta belgesel haline getirilmiştir. Asırlık Yüzler belgeseli Asırlık “Yüz”ler: Yüzyılın Sağlığı Elif Aral Nebil Özgentürk Pfizer Sen Çok Yaşa kampanyası Yüzyılın Tanıklığı* Online Baskı / Matbaa Televizyon Mon, 17 Mar 2014 04:59:00 +0000 bilgi@pfizer.com 48484 at http://haberindeks.com 'Türkiye’nin Akdeniz Siyaseti (1923-1939)', Koç Üniversitesi Yayınlarından Çıktı http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/koc-ueniversitesi/tuerkiyenin-akdeniz-siyaseti-1923-1939-koc-ueniversitesi-yayinlarindan-cikti/48428 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/koc-ueniversitesi/tuerkiyenin-akdeniz-siyaseti-1923-1939-koc-ueniversitesi-yayinlarindan-cikti/48428" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Koç Üniversitesi Yayınları, yine çok ses getirecek bir kitabı satışa sunuyor. Dilek Barlas ve Serhat Güvenç tarafından kaleme alınan ve Koç Üniversitesi Yayınlarından çıkan Türkiye’nin Akdeniz Siyaseti (1923-1939): Orta Büyüklükte Devlet Diplomasisi ve Deniz Gücünün Sırları adlı kitap raflardaki yerini aldı. Akademik ve bilimsel yayınlarıyla toplumun gelişmesine katkıda bulunmayı amaç edinen Koç Üniversitesi Yayınları, uluslararası ilişkiler ve tarih kategorisinde Türkiye’nin Akdeniz Siyaseti (1923-1939) Orta Büyüklükte Devlet Diplomasisi ve Deniz Gücünün Sırları adlı bir kitap yayımladı.Kitap iki dünya savaşı arası dönemde Türkiye’nin Akdeniz’deki etkinlik arayışlarının diplomasi ve deniz gücü boyutlarını ele alıyor. Yazarlar Türkiye’nin Akdeniz politikasını davranışsal orta büyüklükte devlet kavramından hareketle tartışıyor. Güvenlik arayışındaki Ankara’nın savaş sonrası Avrupa devletler sistemine eklemlenme çabalarına dikkat çekerek bunun Osmanlı ve Cumhuriyet diplomatik tarzları arasındaki güçlü bir sürekliliğe işaret ettiği sonucuna varıyorlar. Kitapta Türk deniz gücü gelişmelerinin, aynı dönemde diğer Akdeniz ülkeleriyle diplomatik ilişkilere ve ülkenin uluslararası düzendeki konumuna yansımaları da ele alınıyor.Künye:Türkiye’nin Akdeniz Siyaseti (1923-1939)Orta Büyüklükte Devlet Diplomasisi ve Deniz Gücünün SırlarıYazarlar: Dilek Barlas – Serhat GüvençÇevirmen: Barış CezarYayıma hazırlayan: Çiçek Öztek1. Baskı: Ofset Yapımevi İstanbul, Şubat 2014Sayfa : 288Ebat: 15 x 21 cm.ISBN: 978-605-5250-25-6Barkod: 9786055250256Fiyatı: KDV dahil 25 TLKategori: Uluslararası İlişkiler, TarihGeri dönüşümlü kâğıda basılmıştır. &nbsp; Akdeniz Siyaseti Eğitim / Kariyer Dilek Barlas Kitap Koç Üniversitesi Yayınları Orta Büyüklükte Devlet Diplomasisi ve Deniz Gücünün Sırları Serhat Güvenç Baskı / Matbaa Şirket İçi Konular Thu, 13 Mar 2014 05:56:00 +0000 information@ku.edu.tr 48428 at http://haberindeks.com Koç Üniversitesi’nden “Bilime Övgü” http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/koc-ueniversitesi/koc-ueniversitesinden-bilime-oevgue/48311 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/koc-ueniversitesi/koc-ueniversitesinden-bilime-oevgue/48311" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Kuruluşunun 20. yılını kutlayan Koç Üniversitesi, üniversite bünyesinde gerçekleştirilen bilimsel araştırma ve çalışmaları “Koç Üniversitesi’nin 20. Yılı Nedeniyle Bilime Övgü Bir Üniversite’nin Hayatından Rastgele Kesitler ve Disiplinlerarası Sohbetler” adlı kitapta topladı. Kitabın görsel kurgusu üniversitenin hayatını sessiz bir şekilde, öğrencilerin gözünden öykülerken, editoryal kurgusu 1993-2013 yıllarını kapsayan yirmi yıllık dönemdeki önemli bazı bilimsel ve toplumsal gelişmeleri örnekleyerek, üniversitenin çeşitli fakültelerini temsil eden 36 öğretim üyesinin katıldığı ve Teknoloji ve Mutluluk, Doğa ve Adalet, Makina ve Beden gibi üst başlıkların disiplinlerarası bir anlayışla ele alındığı bilimsel sohbetlere yer veriyor.Koç Üniversitesi Yayınları tarafından Türkçe ve İngilizce olarak yayımlanan ve niyeti merak gidermek değil merak uyandırmak olan” Bilime Övgü kitabının yapım koordinasyonunu Bek Tasarım, editörlüğünü Suna Altan, tasarımını Bülent Erkmen üstlendi. Eğitim / Kariyer bilimsel araştırma Kitap Koç Üniversitesi “Koç Üniversitesi’nin 20. Yılı Nedeniyle Bilime Övgü Bir Üniversite’nin Hayatından Rastgele Kesitler ve Disiplinlerarası Sohbetler” Baskı / Matbaa Araştırma & Geliştirme Thu, 06 Mar 2014 03:33:00 +0000 information@ku.edu.tr 48311 at http://haberindeks.com Toplumsal Tarih Dergisi Mart 2014 Sayısı http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tarih-vakfi/toplumsal-tarih-dergisi-mart-2014-sayisi/48293 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tarih-vakfi/toplumsal-tarih-dergisi-mart-2014-sayisi/48293" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Toplumsal Tarih dergisi, Birinci Dünya Savaşı’nın yüzüncü yıldönümünün dünyada olduğu gibi Osmanlı-Türk tarih yazımında da yeni araştırmalar ve yeni yaklaşımlar için bir fırsata dönüştürülmesi fikrinden hareket ediyor ve savaşı en çok acı çekenlerin, siperlerdeki erlerin, açlık çeken kadınların, yetimlerin gözünden anlatıyor.Yücel Yanıkdağ, I. Dünya Savaşı’na katılan askerleri motive etmeye yönelik söylemler ile bu kültürel ve ideolojik erkeklik kodunun, askerlerin cephede yaşadığı “korkuyu” bastırıp bastırmadığını tartışmaya açıyor.Elif Mahir Metinsoy, savaş yıllarında Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan açlıktan, sefaletten etkilenen yoksul kadınların gıda ve erzak dağıtımından paylarına düşeni almak için verdikleri mücadeleyi konu ediyor.Yiğit Akın, yardım toplama amaçlı bir Orta Avrupa ortaçağ geleneği olan çivi anıtlarını tanıtıyor; bu geleneğin Almanya ve Avusturya etkisiyle Osmanlı’ya gelmesini ve 1916 Nisan’ında İstanbul’da açılan yerli çivi anıt Hatıra-i Celadet topuyla başlayan yardım kampanyasını ele alıyor.Nazan Maksudyan, savaş yıllarında Almanya’ya muhtelif dallarda çırak olmaları için gönderilen yüzlerce Darüleytam talebesinin durumunu, yetim çocukların yolculuk şartlarını ve çocukların Almanya’da yaşadığı zorlukları değerlendiriyor.Polat Safi, I. Dünya Savaşı tartışmalarının en hassas konularından biri olan Teşkilat-ı Mahsusa’yı kavramsal bir çerçeveye oturtmaya, konuyla ilgili çok az kaynak olmasına rağmen Trablusgarb Harbi’nden itibaren bir gayri nizami harp örgütü olarak geçirdiği evrimi özetlemeye çalışıyor.Bülent Bilmez ve Raoul Motika, 9-12 Nisan tarihlerinde İstanbul’da Bilgi Üniversitesi Santral Yerleşkesi’nde düzenlenecek olan, “Osmanlı Cephesinde Yeni Bir Şey Var: Cihan Harbi’ne (1914-1918) Yeniden Bakmak” adlı uluslararası konferansa dair tematik bir çerçeve yazısı sunuyorlar.Sacit Kutlu, Enver Paşa’nın girişimiyle İstanbul-Mısır arasındaki mesafeyi uçakla kat etme girişimini, “Ayastefanos-İskenderiye Müsabaka-yı Havaiyesi”ni anlatıyor ve bu girişime ön ayak olan Enver’in kişiliğini analiz ediyor.Edhem Eldem, Fransız subayı Maurice Larcher’nin 1925 tarihli La guerre turque dans la guerre mondiale kitabının Enver Paşa ve ailesine ithafen imzalanmış, üzerinde Kâmil Paşa tarafından alınan notlar bulunan nüshasından ilginç sonuçlara varıyor.Loubna Lamrhari, Fransa ve Türkiye müfredatını ve tarih ders kitaplarını karşılaştırarak I. Dünya Savaşı’nın tarih derslerinde nasıl işlendiğini anlatıyor.Mehmet Özdoğan, yakınlarda kaybettiğimiz Halet Çambel anısına yazdığı yazıyla Çambel’in çalışmalarını ve hayatını özetlerken, 1960’larda ünlü arkeolog R. Braidwood’u Türkiye’ye çekmiş olmasının önemine değiniyor.Oğuz Tekin, Batman’da Garzan Çayı kenarındaki Ilısu Baraj Gölü’nün altında kalacak olan Gre Amer Höyüğü kazısı sırasında bulunan, Armenia Kralı II. Artavazdes adına kesilmiş sikkeleri tanıtıyor. Tekin, bu sayıda ayrıca Aleksandreia Troas kent devletiyle ilgili bilgiler verdikten sonra, satış kataloglarında rastladığı daha önce bilinmeyen Troas’a ait iki terazi ağırlığı tanıtıyor.Turhan Turgut, üç yazılık dizinin sonuncusunda 1914’teki seferberlik ilânıyla başlayan sansür uygulamalarının postaya nasıl yansıdığı, bu sırada yaşanan zorlukların aşılması için üretilen çözümleri anlatıyor.Mustafa H. Sayar, Kozan doğumlu Dioskurides’i ve eseri eskiçağ, ortaçağ, yeniçağda temel el kitabı olan bitkilerin kullanıldığı tıp yöntemleriyle tedavilerin anlatıldığı peri hyles iatrikes = de materia medica eserini tanıtıyor.Mete Tunçay, Selçuk Gürsoy’un Osmanlı Sosyalist Fırkası ve Yayınları ve Hamit Erdem’in Osmanlı Sosyalist Fırkası ve İştirakçi Hilmi kitaplarını inceliyor. Birinci Dünya Savaşı Edhem Eldem Oğuz Tekin Osmanlı-Türk tarih yazımı Toplumsal Tarih Dergisi Yiğit Akın Baskı / Matbaa Sanat / Kültür Kamu Wed, 05 Mar 2014 03:06:00 +0000 tarihvakfi@tarihvakfi.org.tr 48293 at http://haberindeks.com Xerox’dan Her Ortamda Kullanılabilen Yırtılmayan Kağıtlar http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/xerox-buero-araclari-ticaret-ve-servis/xeroxdan-her-ortamda-kullanilabilen-yirtilmayan-kagitlar/48191 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/xerox-buero-araclari-ticaret-ve-servis/xeroxdan-her-ortamda-kullanilabilen-yirtilmayan-kagitlar/48191" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Dünyanın önde gelen teknoloji ve iş süreç yönetimi şirketlerinden Xerox,’un, yıllar önce bir buluş ve AR-GE çalışması olarak duyurduğu yırtılmayan dijital sentetik kağıt artık Türkiye’de de kullanılmaya başlandı. Diğer kağıtlardan farklı olarak, yırtılmayan, su geçirmeyen, neme ve yüksek ısıya dayanıklı olan, lazer teknolojili tüm yazıcılarda sorunsuz kullanılabilen Dijital Sentetik Kağıt (Digital Synthetic Paper) ev ve ofis kullanımının dışında, eğitim, otomotiv, gıda, perakende, inşaat, turizm, eğlence ve sağlık gibi çok farklı sektörlerin ihtiyaçlarına cevap veriyor.Xerox Türkiye Ofis Tüketim Malzemeleri Operasyon Müdürü Ergün Kurt, 'Dijital sentetik kağıt, içerdiği özellikleri ve kullanım alanlarıyla müşterilerimize önemli avantajlar, iş fırsatları sunuyor. İster siyah-beyaz, ister renkli olsun tüm yazıcılarda kullanılabilen bu kağıt, aynı zamanda matbaacılar ve baskı merkezleri için önemli kullanım kolaylıkları sağlıyor' dedi.Plastik bazlı bir yapıya sahip olan Xerox’un dijital sentetik kağıdı, hem geleneksel hem de dijital baskı uygulamaları için sorunsuz bir şekilde kullanılabiliyor. Xerox’un dijital sentetik kağıdı, yırtılmayan ve kolaylıkla silinmeyen özelliği sayesinde, baskı sonrası kağıtların yıpranmasını ve kirlenmesini önlemek için yapılan laminasyon (kaplama) işlemini ortadan kaldırıyor. Böylece baskı süreçlerindeki iş akışı verimliliğini artırırken, maliyeti de azaltıyor. Ağırlığı 125 ile 510 gram arasında değişen, kalınlığı da 95 mikrondan 350 mikrona kadar olan dijital sentetik kağıt, uzun süre bozulmadan durabilme özelliğiyle dış mekan uygulamaları için ideal bir ürün. Dijital sentetik kağıt, içerdiği polyester malzemesi sayesinde herhangi bir leke ya da tozlanma durumunda kolaylıkla bir bezle temizlenebiliyor.Dijital sentetik kağıt günlük yaşamımızda birçok alanda kullanılıyor. Restoranlardaki menüler, ders notları, seyahatlerde kullanılan kişisel bagaj etiketleri, kartvizitler, mağaza tabelaları, açık hava el kitapçıkları, bilet, takvim, poster gibi birçok uygulama, dijital sentetik kağıdın kullanılabildiği alanlardan sadece birkaçı. Dijital sentetik kağıt, genel kullanım dışında, sualtı, haritacılık ve iş güvenliği gibi özel alanlarda da kullanılıyor. baskı merkezleri Dijital Sentetik Kağıt Ergün Kurt lazer teknoloji matbaa Xerox Türkiye Baskı / Matbaa Şirket İçi Konular Tüketici / Hukuk Thu, 27 Feb 2014 09:01:00 +0000 bilge.gencer@xerox.com 48191 at http://haberindeks.com Vodafone’dan Basın Mensuplarına Özel ‘Red Basın Tarifesi’ http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/vodafone-telekomuenikasyon/vodafonedan-basin-mensuplarina-oezel-%E2%80%98red-basin-tarifesi/47700 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/vodafone-telekomuenikasyon/vodafonedan-basin-mensuplarina-oezel-%E2%80%98red-basin-tarifesi/47700" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Dijital Dönüşüm Hareketi’ni başlatan ve müşterilerine ileri teknolojinin küçük mucizelerini deneyimleme konforu sunan Vodafone, bu çerçevede basın tarifesini yeniledi. Vodafone Red dünyasının birbirinden özel fırsatlarının eklendiği yeni “Red Basın Tarifesi”ne geçen basın mensupları, ayda sadece 39 TL karşılığında yurtdışı dahil her yöne 1000 dakika konuşma, 1000 SMS ve 2 GB internet kullanım hakkı kazanıyor. &nbsp;Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla tüketicilere son teknolojilerin mucizelerini sunan Vodafone, basın mensuplarının iletişim ihtiyaçlarını dikkate alarak basın tarifesini yeniledi. Çok avantajlı konuşma fırsatları, SMS ve internet paketi gibi basın mensuplarının iletişim ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra iş ve özel yaşamlarında ulaşımdan eğlenceye kadar ihtiyaç duyacakları pek çok hizmetten de avantajlı olarak yararlanmalarını sağlamak üzere onları Vodafone Red dünyasına dahil etti.Türkiye’deki basın mensupları, 'Red Basın Tarifesi' ile sadece 39 TL karşılığında her yöne 1000 dakika konuşma, 1000 SMS ve 2 GB internet kullanım hakkı kazanıyor.Basın mensupları, her yöne dakikalarıyla 21 Vodafone ülkesindeki tüm numaraları ek ücret ödemeden arayabiliyor. 23 ülkede bulunduklarında ise günlük 9,90 TL’lik ek ücretle tarifelerindeki dakika, SMS ve internetin tamamını sanki Türkiye’deymiş gibi kullanabiliyor.'Red Basın Tarifesi', basın mensuplarına Vodafone Red dünyasının birbirinden özel fırsatlarını da sunuyor. Tarifeye geçen basın mensupları, ücretsiz Back-up kişisel asistanlık hizmeti, 1 sinema biletine 1 bilet hediye, restoran indirimleri, özel müşteri hizmetleri, VIP havaalanı transferi, Budget’tan araç kiralamada %50 indirim, ücretsiz lounge ve mobil destek ekibinden ücretsiz faydalanıyor. Vodafone Red avantajlarıyla ilgili tüm detaylı bilgilere Vodafone.com.tr/Redbasin sitesinden ulaşılabiliyor.Vodafone’un bu özel tarifesinden faydalanmak isteyen basın mensuplarının sarı basın kartları ya da kurum yazılarıyla Vodafone Cep Merkez’lerine gelmeleri yeterli oluyor. Kampanyadan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü listesinde yer alan tüm yayın organları çalışanları faydalanabiliyor. Vodafone’un mevcut Basına Özel Tarifesi’nden halen faydalanan basın mensupları ise otomatik olarak yeni tarifeye geçiş yapıyor.&nbsp; Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: 'Ülkemizin dijital dönüşümüne liderlik etme vizyonuyla çalışıyoruz. Mobil teknolojiyi en çok kullanan kesimlerden biri olan basın mensuplarına 2 yıl önce sunduğumuz basın tarifesi büyük ilgi görmüştü. Şimdi bu tarifemizi çok daha geliştirerek Vodafone Red dünyasının avantajlarını da basın mensuplarının kullanımına sunuyoruz. Red Basın Tarifesi ile basın mensuplarının yurtiçinde ve yurtdışında mesleklerini konforlu ve sorunsuz biçimde icra etmelerinin yanı sıra, onlara teknolojinin küçük mucizelerini de deneyimleme fırsatı sunmaktan mutluluk duyuyoruz.' 'Red Basın Tarifesi' basın mensupları Dijital Dönüşüm Hareketi Hasan Süel Vodafone Vodafone Red Baskı / Matbaa İletişim Şirket İçi Konular Tue, 28 Jan 2014 12:20:00 +0000 info@vodafone.com.tr 47700 at http://haberindeks.com TSPAKB’den Yatırımcılara Başucu Kitabı http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tspakb/tspakbden-yatirimcilara-basucu-kitabi/47149 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tspakb/tspakbden-yatirimcilara-basucu-kitabi/47149" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği (TSPAKB) “Yatırım Yaparken: Sorularla Türkiye Sermaye Piyasası” kitapçığını yayınladı. Kitapçık finans piyasalarıyla ilgili en basit soruların cevaplarını yalın ve anlaşılır bir dille açıklayarak, her seviyeden yatırımcıya piyasanın işleyişi hakkında bilgi vermeyi amaçlıyor.TSPAKB Başkanı Attila Köksal kitapçıkla ilgili olarak: “Uzun yıllar boyunca Türkiye’de hem yatırım hem de tasarruf konusunda çok ciddi yanlışlar yapıldığını gözlemledik. Bunların sonucunda yatırım alışkanlıkları da yanlış şekillendi. Türkiye’de yatırımcılar tasarruflarını değerlendirirken kısa vadeli mevduat, altın ve dövizi tercih ediyorlar. Bu da gelişen Türkiye ekonomisinin büyümesinden yararlanamamalarına neden oluyor. TSPAKB olarak yatırımcı eğitimini en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu kitapçıkla birlikte daha çok kişiye ulaşarak, doğru yatırımlar yapmaları için yol göstermeyi amaçlıyoruz” dedi.Birlik tarafından hazırlanan kitapçık, finansal piyasalardaki kurumlardan yatırım araçlarına kadar her türlü konuda temel bilgiler, içeriyor. “Yatırım Yaparken: Sorularla Türkiye Sermaye Piyasası” kitapçığına www.tspakb.org.tr adresinden ulaşılabiliyor. Attila Köksal Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşlar Birliği “Yatırım Yaparken: Sorularla Türkiye Sermaye Piyasası” kitapçığı Baskı / Matbaa Finans / Bilançolar Şirket İçi Konular Fri, 20 Dec 2013 09:14:00 +0000 info@tspakb.org.tr 47149 at http://haberindeks.com Yenilikleri ile Baskı Dünyasını Değiştiren HP Bireylere ve Kurumlara Yönelik 8 Yeni Yazıcı Modelini Tanıttı http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/hp-tuerkiye/yenilikleri-ile-baski-duenyasini-degistiren-hp-bireylere-ve-kurumlara-yoenelik-8-yeni-yazici-modelin/46844 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/hp-tuerkiye/yenilikleri-ile-baski-duenyasini-degistiren-hp-bireylere-ve-kurumlara-yoenelik-8-yeni-yazici-modelin/46844" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Kişisel sistemler ve baskı ürünleri alanında lider firma HP, 12 Kasım tarihinde küresel çapta 200 milyonuncu HP LaserJet yazıcının teslimatının yapıldığını duyurdu. HP Türkiye Kişisel Sistemler ve Baskı Grubu, HP’nin bu başarısını kutlamak ve kurumlara yönelik Officejet Pro X yazıcı serisi ile HP LaserJet A3 MFP’lerinin (çok işlevli yazıcılar) lansmanını gerçekleştirmek için 27 Kasım Çarşamba günü bir parti düzenledi.HP Türkiye Kişisel Sistemler ve Baskı Grubu Ülke Müdürü Filiz Akdede’nin ev sahipliğinde, İstanbul Grand Hyatt’ta yapılan partide Guinness Rekorlar Kitabı tarafından dünyanın en hızlı yazıcısı olarak kabul edilen HP Officejet Pro X serisi ve baştan aşağı yenilenen HP LaserJet A3 MFP serisinden toplamda 8 model gün yüzüne çıktı.Yönetilebilir baskı hizmetlerinde %50’ye varan tasarruf sağlamak artık mümkünEtkinlikte tanıtılan HP Officejet Pro X serisi yazıcı Guinness Rekorlar Kitabı tarafından dünyanın en hızlı yazıcısı olarak kabul ediliyor. Seri, özellikle KOBİ’lerin farklı talep ve gereksinimlerini karşılamak için tasarlanan modellerden oluşuyor. Serinin en hızlı modeli olan ve bu yönüyle Guinnes Rekorlar Kitabı’na giren HP Officejet Pro X 576dw dakikada 70 sayfa baskı alabiliyor.HP Officejet Pro X, üretkenliği artırması, maliyetleri azaltması ve mürekkep püskürtme teknolojisinin iş yerlerine kattığı değeri öne çıkarması ile iş yaşamını kökten değiştiriyor. HP’nin 1988’de çıkardığı ilk Deskjet yazıcı ile başlayan ve 25. yılını dolduran mürekkep püskürtmeli yazıcı teknolojisindeki en son yenilik olarak öne çıkan HP Officejet Pro X serisi, daha az enerji ve kaynak tüketerek yüzde 50’ye varan tasarruf imkânını sunuyor. Seride yer alan modeller ise şöyle:• HP Officejet Pro X451dw YazıcıKablosuz/mobil bağlantı esnekliği ve web tabanlı yazıcı yönetimi ile profesyonel kalitede, sayfa başına düşük maliyetli, yüksek hızda baskıya ihtiyaç duyan küçük ve orta boy işletme çalışma grupları için ideal.• HP Officejet Pro X476dw Çok İşlevli YazıcıKablosuz/mobil bağlantı esnekliği, kopyalama/tarama/faks gönderme ve web tabanlı yazıcı yönetimi ile profesyonel kalitede, sayfa başına düşük maliyetli, yüksek hızda baskıya ihtiyaç duyan küçük ve orta boy işletme çalışma grupları için ideal.• HP Officejet Pro X551dw YazıcıKablosuz/mobil bağlantı esnekliği, dokunmatik erişim ve web tabanlı yazıcı yönetimi ile profesyonel kalitede, sayfa başına düşük maliyetli, yüksek hızda baskıya ihtiyaç duyan küçük ve orta boy işletme çalışma grupları için ideal.• HP Officejet Pro X576dw Çok İşlevli YazıcıKablosuz/mobil bağlantı esnekliği, kopyalama/tarama/faks gönderme ve web tabanlı yazıcı yönetimi ile profesyonel kalitede, sayfa başına düşük maliyetli, yüksek hızda baskıya ihtiyaç duyan küçük ve orta boy işletme çalışma grupları için ideal.200 milyon LaserJet satışının ardından yepyeni modellerHP LaserJet inovasyonunda 30 yılı geride bırakan ve 12 Kasım tarihinde 200 milyonuncu HP LaserJet ürününün satışını gerçekleştiren HP, Türkiye’de büyük ilgi gören LaserJet A3 MFP modellerini baştan aşağı yenileyerek Türkiye’ye getiriyor. Etkinlikte tanıtılan yeni modeller bireylerin ve kurumların iş yapış hızlarını artırmakla birlikte mobil ve dokunarak yazdırma gibi yenilikçi özellikleriyle çağın gereksinimlerini karşılıyor. Toner kapasitesi daha yüksek olan ürünlerle daha verimli ve az maliyetli baskı alabilmek mümkün oluyor. Şifreli hard diskli modeller ile baskı güvenliği sağlanıyor. Mobil baskı teknolojisini kullanıcılara sunan ürünler, büyük ve renkli kontrol panelleri ile kolay bir kullanıma olanak tanıyor. Etkinlikte tanıtılan yeni modeller şöyle:• HP Color LaserJet Enterprise flow M880 Çok İşlevli Yazıcı serisiOfisteki kullanıcıları kolayca bağlayan bir MFP ile iş akışlarını hızlandırmak ve kolaylaştırmak isteyen şirketler için tasarlanan seri, mobil yazdırma ve dokunarak yazdırma seçenekleriyle öne çıkıyor.• HP Color LaserJet Enterprise M855 Yazıcı serisiHızlı ve profesyonel kalitede renkli baskı ve kolay son işlem seçenekleriyle her çalışma grubu için üretkenliği artırmak isteyen şirketler için tasarlandı. NFC ile dokun-bas ve kablosuz doğrudan baskı teknolojilerine sahip. Yüksek baskı hızı, gelişmiş sonlandırma üniteleri ile bilgi işlem maliyetlerini düşürüyor, verimliliği ve baskı kalitesini artırıyor.• HP LaserJet Enterprise flow M830 Çok İşlevli Yazıcı serisiKullanıcıları bağlamak ve iş akışlarını hızlandırmak için tasarlanan ürün, gelişmiş yetenekleri ile belge paylaşımını hızlandırıyor.• HP LaserJet Enterprise M806 Yazıcı serisiİşletmenizde üretkenliği ve verimliliği yükseltmek için idealdir. En büyük baskı işlerini bile hızla işlemeleri için ekiplerinizi HP’nin sınıfının en iyisi A3 yazıcısıyla donatın ve hareket halindeyken yazdırın. Kolay yükseltebilirliği ile yatırımınız koruma altındadır. NFC ile dokun-bas ve kablosuz doğrudan baskı teknolojilerine sahip. Yüksek baskı hızı, gelişmiş sonlandırma üniteleri ile bilgi işlem maliyetlerini düşürüyor, verimliliği ve baskı kalitesini artırıyor.HP ayrıca, yeni tek işlevli yazıcılarını, çok işlevli yazıcılarını (MFP), tarayıcılarını ve müşterilerin dijital ve baskı işlemlerini düzenleyerek üretkenliği artıracak çözümlerini de tanıttı. Gelişen mobil işgücü tarafından yaratılan verilerin çokluğu, kurumların işlerini nasıl yürüteceklerini ve gelen bilgileri nasıl yöneteceklerini yeniden düşünmeye sevk ediyor. HP bu zorluğa “New Style of IT” (BT’de Yeni Tarz) ile çözüm buluyor. Bu çözümde kâğıt ve dijitalin birlikte yer aldığı hibrit alanda verim almayı hızlandıran kurumsal baskı teknolojileri yer alıyor.HP Türkiye Kişisel Sistemler ve Baskı Grubu Ülke Müdürü Filiz Akdede, etkinlikte şu açıklamaları yaptı: “Guinness Rekorlar Kitabı tarafından dünyanın en hızlı yazıcısı olarak kabul edilen HP Officejet Pro X serisini ve LaserJet teknolojisindeki 30. yılımızın verdiği uzmanlıkla tasarladığımız yeni LaserJet A3 MFP yazıcı serimizi Türkiye’deki müşterilerimize sunmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Kurumların farklı talep ve gereksinimlerini karşılamak için tasarladığımız HP Officejet Pro X ve küresel işgücünün yüzde 37’sinin 2015 yılında tamamen mobil olacağı gerçeği temel alınarak tasarlanan HP LaserJet modellerimiz bireysel ve kurumsal alanda yazıcıların sahip olması gereken nitelikleri dönüştürerek herkesin hayatına dokunacaktır. 100 milyonuncu LaserJet ünitemizi 2006 yılında teslim etmiştik. O günden bu yana geçen 7 yılda mobil baskı, web bağlantılı baskı ve bulut destekli MFP’lerle, kurumların içeriklerini yazdırma ve dijital ortama taşıma yollarını yeniden tanımladık. Gelecekte de güvenli baskı süreçleri sunarak kurumların üretkenliklerini artırırken maliyetlerini düşürmelerine yardımcı olacağız.” A3 yazıc HP HP LaserJet A3 MFP New Style of IT Türkiye Kişisel Sistemler Bilişim Baskı / Matbaa Donanım Mon, 02 Dec 2013 17:34:00 +0000 info@hp.com 46844 at http://haberindeks.com Çanakkale Batıkları Kitabına Yurtdışından Büyük İlgi http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/koc-holding/canakkale-batiklari-kitabina-yurtdisindan-bueyuek-ilgi/45920 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/koc-holding/canakkale-batiklari-kitabina-yurtdisindan-bueyuek-ilgi/45920" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Vehbi Koç Vakfı ve Ayhan Şahenk Vakfı’nın işbirliğiyle Kolay Marine Ltd. Genel Müdürü Selçuk Kolay ve Derinsu Ltd. Genel Müdürü Okan Taktak koordinasyonuyla hazırlanan 'Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları' kitabı yurtdışından da büyük ilgi görüyor. 'Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları' kitabı, akademik komite tarafından Birleşik Krallık Milli Kütüphanesi The British Library’ye referans kitap olarak kabul edilirken, İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in eşi Edinburg Dükü Prens Philip tarafından da övgü mesajlarıyla onurlandırıldı.Tarih boyunca çeşitli savaşların yaşandığı Çanakkale Denizi’ndeki batıkların hikayesi, Vehbi Koç Vakfı ve Ayhan Şahenk Vakfı’nın işbirliğiyle Kolay Marine Ltd. Genel Müdürü Selçuk Kolay ve Derinsu Ltd. Genel Müdürü Okan Taktak tarafından, Savaş Kavakaş ve Mithat Atabay’a katılımıyla geçtiğimiz mayıs ayında hazırlanan bir kitap ile gözler önüne serilmişti. 'Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları' kitabı yurtdışında da büyük ilgiyle karşılandı. Çanakkale Batıkları, Birleşik Krallık Milli Kütüphanesi’nde 33 batığın yer aldığı ve arşiv çalışmaları için İngiltere, Fransa ve Avusturya kayıtlarının incelendiği 'Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları', Birleşik Krallık Milli Kütüphanesi The British Library’ye referans kitap olarak kabul edildi. Kitabın Birleşik Krallık Milli Kütüphanesi’ne alınmasında değerli üyelerden oluşan seçici komitenin kararı etkili oldu. Birleşik Krallık Milli Kütüphanesi, birçok ülkeden, farklı dillerde ve içeriklerde kitaplarıyla dünyanın en büyük kütüphanesi olarak biliniyor. Birleşik Krallık Milli Kütüphanesi’nden iletilen özel mesajda, kitabın kütüphanelerinde olmasından duyulan mutluluk dile getirilirken, kendileri için çok değerli olduğu ifadesi de yer aldı. Edinburg Dükü Prens Philip’ten övgü dolu mesaj İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi David Raddeway aracılığıyla Prens Philip’e ulaştırılan kitap, Prens Philip’ten de özel ilgi gördü. Konuyla ilgili olarak Prens Philip’in özel kalemi tarafından iletilen mektupta, Prens Philip’in kitap için teşekkürlerini sunduğu ve okumaktan memnuniyet duyacağı ifadesi yer aldı. Mektupta ayrıca Çanakkale Savaşı’nın 100. yılına yaklaşırken böylesi tarihi miras niteliğinde bir yapıtın Prens Philip’in kütüphanesinde önemli bir yer tutacağı da dile getirildi. Mektupta kitapta emeği geçen kitabın yazarları Selçuk Kolay, Okan Taktak, Savaş Kavakaş ve Mithat Atabay’a teşekkür edildi. 'Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları' kitabı hakkında 'Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları' kitabı Vehbi Koç Vakfı ve Ayhan Şahenk Vakfı’nın işbirliğiyle Kolay Marine Ltd. Genel Müdürü Selçuk Kolay ve Derinsu Ltd. Genel Müdürü Okan Taktak koordinasyonuyla hazırlandı. Kitapta tarih boyunca çeşitli savaşların yaşandığı Çanakkale Denizi’nde bugüne kadar çeşitli nedenlerden batan ve yerleri tespit edilemeyen batıklar yer alıyor. Yaklaşık iki yıl süren kitap çalışması için hem Türk, hem de yabancı misyonlardan özel izinler alındı. Araştırma çalışmalarının yapılabilmesi için özel donanıma sahip tekneler kullanıldı ve her biri konusunda uzmanlaşmış denizci ve sonar teknisyenleri ile sualtı görüntüleme ekiplerinin katılımıyla Ege’de, Çanakkale Boğazı’nda ve Marmara’da 33 batık üzerinde geniş kapsamlı çalışmalar yapıldı. 33 batık arasında Fransız yolcu gemisi Carthage, İngiliz denizaltısı E14 ve İngiliz mayın tarama gemisi Renarro da ilk defa bulunup görüntülenenler arasında yer alıyor. Kitapta 55 saniyede battığı bilinen 1894 yapımı Fransız Bouvet zırhlısı hakkında da çok özel ve yeni bilgiler var. Daha sonraki dönemlerde batmış olsa da Türk denizcilik tarihi açısından büyük öneme sahip olan Atılay ve Dumlupınar denizaltılarının batıklarına da kitabın hazırlık çalışmaları sırasında ulaşıldı. Batıkların yerinin tespit edilmesi için yasal izinlerin alınması 8 ay sürdü. Kitabın oluşum safhasında arşiv için İngiltere, Fransa ve Avusturya kayıtları incelendi. İngilizce ve Türkçe olarak hazırlanan kitabın aynı zamanda bir de belgeseli yapıldı. Derinlerden Yansımalar: Çanakkale Savaşı Batıkları kitabı Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi ve Yapı Kredi Yayınları Galatasaray Şubesi’nden temin edilebiliyor. Uluslararası İlişkiler Edinburg Mithat Atabay Selçuk Kolay Vehbi Koç Vehbi Koç Vakfı Baskı / Matbaa Wed, 25 Sep 2013 20:46:00 +0000 info@koc.com.tr 45920 at http://haberindeks.com Lukapu ile tatil anılarınızı 30 TL indirimli Fotokitaplaştırın http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/kiralamaca-bilisim-teknolojileri-sanayi-ve-ticaret/lukapu-ile-tatil-anilarinizi-30-tl-indirimli-fotokitaplastirin/45794 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/kiralamaca-bilisim-teknolojileri-sanayi-ve-ticaret/lukapu-ile-tatil-anilarinizi-30-tl-indirimli-fotokitaplastirin/45794" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Tatil bitti, okullar başladı. Anıları Lukapu’laştırma zamanı. Okulların açılmasıyla kocaman bir yaz tatilinin sonuna geldik. Şimdi tüm tatil anılarınızı Lukapu Büyük Kare ile 30 TL indirimli fotokitaplaştırabilirsiniz. 16 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında Lukapu Büyük Kare Fotokitap 30 TL indirimle sizin oluyor. Anılarınız evinizin en güzel köşesinde yer alarak ölümsüzleşiyor. 29.5cm x 29.5cm boyutlarında olan Lukapu Büyük Kare fotokitabımızı http://www.lukapu.com/tr/lukapu-buyuk-kare adresimizden inceleyebilirsiniz. Hemen Lukapu Tasarım Sevrisi’mize fotoğraflarınızı yükleyerek fotokitabınızı deneyimli Lukapu Profesyonellerinin tasarlamasını isteyebilir, ya da Lukapu Designer’ı indirerek kendi fotokitabınızı hemen tasarlamaya başlayabilirsiniz. Dilerseniz 0212 279 5060 numaralı telefonumuzu arayarak kolayca fotokitabınızı sizinle beraber tasarlamaya başlayabiliriz. Kampanya Şartları: -Lukapu 30 TL indirim kampanyası, başka kampanyalar ile birleştirilemez. -Kampanya bitiş tarihi 01.10.2013’tür. -Kampanya Lukapu Designer ve Lukapu Tasarım Servisi ile tasarlanan Lukapu Büyük Kare Fotokitaplar için geçerlidir. -30 TL indirim, 123 TL ve üzeri siparişlerde geçerlidir. -Kampanya katılım sınırı yoktur. -30 TL indirim kodu "OKUL" http://www.lukapu.com/tr lukapu Lukapu Tasarım Lukapu Tasarım Servisi Baskı / Matbaa Kampanyalar Mon, 16 Sep 2013 20:36:00 +0000 destek@lukapu.com 45794 at http://haberindeks.com Pirelli Takvimi 50. Yıl Özel Çekimleri New York’ta Gerçekleştirildi http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tuerk-pirelli-lastikleri/pirelli-takvimi-50-yil-oezel-cekimleri-new-yorkta-gerceklestirildi/45691 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/tuerk-pirelli-lastikleri/pirelli-takvimi-50-yil-oezel-cekimleri-new-yorkta-gerceklestirildi/45691" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) Her yıl tüm dünyada merakla beklenen Pirelli Takvimi’nin 50. yıl özel çekimi dünyaca ünlü fotoğrafçıları ve birbirinden güzel modelleriyle adından sıkça söz ettirecek. Patrick Demarchelier ve Peter Lindbergh’in New York’ta gerçekleştirdiği özel çekimlerde Miranda Kerr, Helena Christensen, Karolina Kurkova, Alessandra Ambrosio, Alek Wek ve Isabeli Fontana gibi dünyaca ünlü modeller objektiflerin karşısına geçti. İlki 1964 yılında yayımlanan Pirelli Takvimi, takvimin tarihçesi boyunca yer almış birbirinden ünlü modelleri bir araya getirerek 50. yılını özel bir çekimle taçlandırdı. 50.yıl şerefine gerçekleştirilen çekimde Pirelli takvimlerinde bugüne kadar boy gösteren podyumların en gözde isimleri yer aldı. The Cal™ olarak anılan ünlü takvimin 50. yıl özel çekimlerini, Peter Lindbergh ve Patrick Demarchelier gerçekleştirdi. Pirelli Takvimi, yayımlandığı her dönemde en iyi fotoğrafçıların sanat eseri olarak ortaya çıktı. Pirelli Takvimi, 50 yıllık tarihi boyunca geleneklerdeki yeni trendleri ve özellikle de kadının modern toplumdaki rolünü ve imajını dünyanın en iyi fotoğrafçılarıyla yansıttı. Pirelli Takvimi’nin ilk baskısıyla birlikte, ünlü sanat yönetmeni Derek Forsyth’in önderliğinde, The Beatles’ın fotoğrafçısı Robert Freeman ve İngiliz Pirelli UK Limited şirketinin ortak çalışması sonucu, moda ve göz kamaştırıcılığın ötesinde sanatsal ve kültürel değerlere sahip, ayrıcalıklı ve arınmış bir efsane doğmuş oldu. 50. yıla özel çekilen Pirelli Takvimi’nin modelleri, podyumun ve Pirelli Takvimi’nin altı ünlü isminden oluşuyor. New York'ta gerçekleştirilen çekimler, Miranda Kerr, Isabeli Fontana, Karolina Kurkova, Helena Christensen, Alek Wek ve Alessandra Ambrosio’nun modelliğinde gerçekleştirildi. New York’ta gerçekleştirilen çekimlerde poz veren modeller; Karolina Kurkova: 2003 ve 2004, Isabeli Fontana: 2003, 2005, 2009, 2011, 2012 ve 2013, Alessandra Ambrosio: 2003, Miranda Kerr: 2010, Alek Wek: 1999, 2000,2004, Helena Christensen ise 1994 yıllarında Pirelli Takvim’i için objektif karşısına geçmişti. Pirelli Takvimi’nde, daha önce yer alan modellerin kamera karşısına geçmesi ve çekimde siyah beyaz tonlara da yer verilmesi 50.yıla özel yapılan çekim geçmişe vurgu niteliği taşıyor. Ressam hisleriyle Peter Linderbergh 23 Kasım 1944 Lissa doğumlu fotoğrafçı, Paris, New York ve Arles’te yaşıyor. 1980’den beri dünya moda sektöründe en çok tartışılan yorumcularından biridir. Fotoğrafları siyah-beyaz olup fotoğtaf dilini erken Almanya sinemasından ve 1920’lerin serbest dansından almıştır. 18 yaşına geldiğinde İsviçre’ye taşınmış, 8 ay sonra Luzern’den Berlin’e gitmiştir. Güzel sanatlar Akademisinde akşam derslerine katılmıştır. Vincent Van Gogh’u idol almış ve otostop çekerek Arles’e gitmiştir. Birkaç ay sonra İspanya’ya ve Fas’a kadar devam etmiş, bu seyahat kendisinin 2 yılını almıştır. Almanya’ya geri döndüğünde, Krefeld Sanat Okul’unda serbest ressamlık bölümünü bitirmiştir. Öğrencilik yıllarında, ilk sergisini Denise René/Hans Mayer’de açmıştır. Konsept Sanatı kendi sanatını etkilemiştir. 1971’de ilgisini fotoğrafçılığa çevirmiştir. 2 yıl boyunca Düsseldorf’ta Hans Lux’un asistanı olarak çalışmıştır. Doğal ve şaşırtıcı fotoğrafların ustası Patrick Demarchelier Usta fotoğrafçı, Patrick Demarchelier’in fotoğrafları genellikle çok doğal ve şaşırtıcıdır. Güzelliğin ve kültürün en güçlü simgeleri bile doğal bir canlılık içindedir. Diana’nın oğullarıyla birlikte çekilen portresi büyük ihtimalle Patrick’in en çok tanınan fotoğrafları arasındadır. Bu fotoğraf, Diana’nın 'halkın prensesi' olarak tanınmasına yardımcı olmuştur. Demarchelier’in fotoğrafları, 30 yıldan fazla zamandır Amerikan, Fransız ve İngiliz Vogue dergileri dahil olmak üzere, büyük moda dergilerinin tanımlanmasına yardım etmiştir. Aynı zamanda, Chanel, Yves Saint Laurent, Louis Vuitton, Dior, Calvin Klein, Gianfranco Ferré, Armani, Max Mara, Moschino, L’Oréal, Pirelli ve Tiffany gibi ünlü müşterileri için reklam fotoğrafları da yaratmıştır. İlk kitabı, Patrick Demarchelier: Moda Fotoğrafçılığı, 1989 yılında yayımlanmış ve FORMS, Photographs ve Exposing Elegance yayınları tarafından takip edilmiştir. 2008 sonbaharı, Demarchelier’in 400 eseri, Paris’teki Le Petit Palais Güzel Sanatlar Müzesi’nde sanatseverlerle buluşmuştur. 2011’de son kitabı, Dior Couture yayımlanmıştır. Karolina Kurkova Fotoğraf çekimi Bruce Weber tarafından yapılan 2003 Pirelli Takvimi’nde yer aldı. 2004 Pirelli Takviminde ise Nick Knight tarafından çekimleri yapılan karelerde yer aldı.&nbsp; Son, gerçek süper modellerden sayılan, Çek güzel, moda ve eğlence sektöründe son yıllarda bir ikon haline geldi.&nbsp; En çok satan moda dergilerinin kapak sayfalarında ve sayısız moda kampanyalarında yer aldı. Ünlü bir filmde başrolü paylaştı. Fashion TV’de yer alarak yeteneğini bir üst basamağa taşıdı. Yakın zamanda, Kurkova diğer supermodel Naomi Campbell ve Coco Rocha’ya katıldı ve Oxygen Reality dizisi, The Face’de koçluk yaptı. Isabeli Fontana 2003’te Bruce Weber, 2005’te Patrick Demarchelier, 2009’da Peter Beard, 2011’de Karl Lagerfeld, 2012’de Mario Sorrenti, 2013’de Steve McCurry ile Pirelli Takvimi için objektiflerin karşısına geçti. Eşsiz güzelliği ve podyumdaki baş döndürücü varlığıyla Isabelli, son yıllarda moda dünyasını diğer hiçbir modelin yapamadığı bir şekilde aydınlattı. Fontana, dünya çapındaki tüm moda dergilerinde yer aldı ve sektördeki editörlerin, tasarımcıların ve fotoğrafçıların büyük gözdesi oldu. Alessandra Ambrosio 2003 Pirelli Takvimi’nde Bruce Weber’in objektifine poz verdi. Dünyada en çok tanınan süper modeller arasında yer alan, çok yönlü ve yetenekli bir kariyere sahip olan Alessandra Ambrosio aktivist, dünyaca ünlü bir moda marka temsilcisi ve konuşmacı olması gibi işlere imza attı.&nbsp; 90’ların sonunda Brezilya akınıyla Alessandra dünya çapında tanınan bir model konumuna yükseldi. Çarpıcı güzelliğiyle uluslararası şöhret kazanmış ve adını Mod-els.com da ‘İkonik’ modeller listesine yazdırmayı başarmıştır. Dünyadaki Love, Vogue, Harper’s Bazaar, Cosmopolitan, Elle, Rolling Stone, GQ, Glamour ve Marie Claire gibi prestijli dergilerde 70’ten fazla dergi kapağında yer almıştır. Miranda Kerr 2010 Pirelli Takvimi’nde Terry Richardson ile çalıştı. Miranda Kerr Avustralya’nın Gunnedah şehrinde doğdu. 1997’de Dolly/Impulse Modellik Yarışmasını kazandıktan sonra modelliğe başladı. Bu başarısı medyanın ilgisini çekti ve aranan yüz oldu. Fakat, modelliğe tam anlamıyla başlayabilmek için lisenin bitişini bekledi. Modelliği kariyer olarak seçmeden önce, beslenme ve sağlıklı psikoloji alanında eğitim veren Doğal Yaşam Akademisi’ne gitti. Alek Wek 1999 Pirelli Takvimi’nde fotoğrafçı Herb Ritts, 2000 Pirelli Takviminde fotoğrafçı Annie Leibovitz, 2004 Pirelli Takviminde fotoğrafçı Nick Knight ile yer aldı. Elle dergisi koyu tenli, Sudanlı model Alek Wek’i Kasım 1997 kapak sayfasında yer vermekle büyük risk aldı. Fakat sonuç olağanüstüydü. Okuyuculardan ve editörlerden sayısız mektup alındı, insanlar farklı standartlarda güzelliği moda sektöründe görmekten büyük mutluluk duydu. Daha sonradan, Oprah kendi showunda Alek’ten bahsetti: 'Eğer ben büyüme çağındayken sen bir derginin kapağında yer almış olsaydın, şimdiki benliğim çok daha farklı bir noktada olurdu.' Helena Christensen Herb Ritts’in fotoğrafçılığıyla 1994 Pirelli Takvimi’nde yer aldı. Dünya çapında öncü modellerden biri sayılan, Helena Christensen, sektörde çok çeşitli bir kariyere sahip. Anne, fotoğrafçı, girişimci ve çevresel eylemci olan Christensen’ın eşi benzeri olmayan bir kariyer hayatı var. Çok sayıda Elle UK dergisinin kapağında yer almasıyla modada onurlandırılmış, ID dergisinde model olmuş, Vogue İspanya ve Elle Brezilya kendilerini tamamen Christensen’a adamışlardır. Efsanenin Doğuşu Pirelli Takvimleri, yayınlanmaya başladığı 1964 yılından bu yana dünyanın en önemli sanat olaylarından biri olarak kabul ediliyor. 1964 yılında çıkarılan ilk takvim ile 'Efsanenin doğuşu' gerçekleşmiştir. 1964 yılına kadar çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren firmaların takvimleri aşağı yukarı birbirine benzer nitelikteydi. Firmalar takvimlerinde kimi zaman ürünlerine, kimi zaman eşsiz doğa manzaralarına yer veriyorlardı. Dünyanın önde gelen diğer firmaları gibi Pirelli’nin takvimleri de 'olağan' görüntüler içeriyordu; otomobil, kamyon, lastik resimleri ve bunların yanında poz vermiş modeller. 1964 yılına kadar rutin işlerden biri olarak görülüyor ve herkes olabildiğince geniş bir kesime hazırladıkları takvimleri ulaştırmaya çalışıyordu. Ancak 1960’lı yılların başlarında Pirelli Grubu’nun İngiltere’deki yöneticileri, o güne kadarki tüm yargıları alt-üst edecek yeni ve heyecan verici bir proje üzerinde çalışıyorlardı. Fırtına yaklaşmaktaydı. İngiltere’de doğan ve ünü kısa sürede tüm dünyaya yayılan The Beatles, efsanevi bir topluluk olarak kitleleri derinden etkilemeye başlamıştı. Dünyanın hızla değiştiği o yıllarda, İngiltere Pirelli’nin yöneticileri, pazarlama uzmanlarının da yardımıyla statükocu çizgileri değiştirip tıpkı The Beatles gibi insanları derinden sarsacak 'olağanüstü' bir proje geliştirdiler. Ortaya her yönüyle mükemmel bir sanat eseri çıkartılacaktı ve bu sanat eseri, söz gelimi çok ünlü bir ressamın çok değerli bir tablosu gibi, sadece çok seçkin kişilerin ulaşabileceği bir eser olacaktı. Bu proje için Sanat Yönetmeni Derek Forsyth’un önderliğinde The Beatles grubunun fotoğrafçısı Robert Freeman görevlendirildi. Müzikte The Beatles efsane olmaya başlarken, bir başka efsane daha doğmak üzereydi. İngiliz Sanat Yönetmeni Derek Forsyth ve Robert Freeman’a, yeteneklerini ön plana çıkartabilecekleri her türlü maddi ve manevi destek verildi. Derek Forsyth ve Robert Freeman, yanlarına ilk takvimin iki modeli Jane Lumb ve Sonny Drane’i de alarak, yaratıcılıklarını özgürce ortaya koyabilecek bir çalışma yapmak amacıyla Mayorka sahillerine gittiler. Kadının ruh ve beden güzelliğini büyülü bir atmosferde yansıtan 1964 Pirelli Takvimi, görkemli bir lansmanla duyuruldu. Medya ve dünyanın önde gelen sanat eleştirmenleri, geleneksel yargıları değiştiren ve fotoğrafçılık sanatında yeni bir dönem başlatan 1964 Pirelli Takvimi’ni hayranlıkla değerlendirdiler. Takvim beklenilen etkiyi uyandırmış ve binlerce kişi bu takvime sahip olmanın bir yolunu aramaya başlamıştı. Ancak, basında sayfalarca yer almasına rağmen, takvim neredeyse hiç kimsede yoktu. O güne kadar kendilerine gelen takvimleri rahatlıkla eşe dosta dağıtmaya alışkın olan Pirelli’nin belirli kademelerdeki yöneticileri bile, eğer yeterince şanslıysalar sadece 1 adet takvim alabilmişlerdi. Pazarlama uzmanlarının son derece dahiyane olan 'az bulunur' nitelikte bir eser ortaya koyma projeleri, sanatın yaratıcı özelliğiyle birleşince 'efsane' şekline büründü. Deyim yerindeyse müzikte The Beatles neyse, fotoğrafçılık sanatında Pirelli Takvimleri o oldu. Pirelli yöneticileri, kendilerinden takvim talep eden binlerce mektuba nezaketle 'hayır' demek zorunda kaldılar. Efsanenin babası sayılabilecek İngiliz Sanat Yönetmeni Derek Forsyh, 1974 yılına kadar Pirelli Takvimlerinde görev aldı ve çeşitli fotoğrafçılarla çalıştı. Derek Forsty, en usta fotoğrafçıları, en ünlü mankenlerle, en güzel mekanlara göndermek konusunda eşine az bulunur bir yeteneğe sahipti. Her dönemin en ünlü sanatçılarının görev aldığı Pirelli Takvimleri, sadece seçkin kişilere gönderilen bir 'efsane' olarak yaşamaya devam ediyor. Pirelli Takvimi Önemli Rakamlar: 40 baskı (2013 dahil), 34 fotoğrafçı, 8 tanesi ikişer kere üretim yaptı: Harry Peccinotti (1968 ve 1969), Francis Giacobetti (1970 ve 1971), Clive Arrowsmith (1991 ve 1992), Herb Ritts (1994 ve 1999), Richard Avedon (1995 ve 1997), Peter Lindbergh (1996 ve 2002), Bruce Weber (1998 ve 2003) ve Patrick Demarchelier (2005 ve 2008). 4 kadın takvimin çekimini yaptı: 1972 yılında Fransız Sarah Moon, 1989 yılında Amerikalı Joyce Tennyson ve 2000 yılında Annie Leibovitz ve alman Inez van Lamsveerde. FOTOĞRAFÇILAR VE MEKANLAR 1964 Robert Freeman - Mayorka 1965 Brian Duffy - Güney Fransa 1966 Peter Knapp - Al Hoceima, Fas 1967 Yayınlanmadı 1968 Harry Peccinotti - Tunus 1969 Harry Peccinotti - Big Sur, Kaliforniya 1970 Francis Giacobetti - Paradise Island, Bahamalar 1971 Francis Giacobetti - Jamaika 1972 Sarah Moon - Villa Les Tilleuls, Paris 1973 Allen Jones - Londra 1974 Hans Feurer - Şeyseller 1975-1983 Yayınlanmadı 1984 Uwe Ommer - Bahamalar 1985 Norman Parkinson - Edinburgh, İskoçya 1986 Bert Stern - Cotswolds, İngiltere 1987 Terence Donovan - Bath, İngiltere 1988 Barry Lategan - Londra 1989 Joyce Tennyson - Polaroid stüdyoları, New York 1990 Arthur Elgort - Seville, İspanya 1991 Clive Arrowsmith - Fransa 1992 Clive Arrowsmith - Almeria, İspanya 1993 John Claridge - Şeyseller 1994 Herb Ritts - Paradise Island, Bahamalar 1995 Richard Avedon - New York 1996 Peter Lindberg - El Mirage, Kaliforniya 1997 Richard Avedon - New York 1998 Bruce Weber - Miami 1999 Herb Ritts - Los Angeles 2000 Annie Leibovitz - Rhinebeck, N. New York 2001 Mario Testino - Napoli, İtalya 2002 Peter Lindbergh - Los Angeles 2003 Bruce Weber - Güney İtalya 2004 Nick Knight - Londra 2005 Patrick Demarchelier - Rio de Janeiro 2006 Mert ve Marcus - Cap d’ Antibes, Fransa 2007 Inez ve Vinoodh - Kaliforniya 2008 Patrick Demarchelier - Şangay, Çin 2009 Peter Beard - Abu Camp/Jack’s Camp Botswana 2010 Terry Richardson – Brezilya 2011 Karl Lagerfeld - Paris 2012 Mario Sorenti - Korsika 2013 Steve McCurry - Rio de Janeiro Araç yapım / Otomobil Miranda Kerr Peter Lindbergh PİRELLİ Pirelli 50.yıl Pirelli Takvim Baskı / Matbaa Wed, 11 Sep 2013 20:26:00 +0000 selma.simsek.ep@pirelli.com 45691 at http://haberindeks.com İş Dünyasına Farklı Bir Bakış: “Tecrübesizliğin Şansındır” http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/istanbul-deniz-otobuesleri/duenyasina-farkli-bir-bakis-tecruebesizligin-sansindir/45644 <a href="http://haberindeks.com/haber-merkezi/haber/istanbul-deniz-otobuesleri/duenyasina-farkli-bir-bakis-tecruebesizligin-sansindir/45644" target="_blank"></a> (HaberIndeks.com) İş dünyasından kitap dünyasına yeni bir soluk geldi. Dr. Ahmet Paksoy, Türkiye’nin gözbebeği kurumlarından İDO’daki tecrübelerini ve hatta “tecrübesizliğini” anlattı. Bireysel ve kurumsal anlamda yaşanan büyük dönüşümlerin ve başarıların perde arkasını ortaya koyan ve “tecrübe edilmiş tecrübesizlikleri” anlatan “Tecrübesizliğin Şansındır”, Alfa Yayınları’ndan çıktı. İş dünyasından kitap dünyasına yeni bir soluk geldi. Dr. Ahmet Paksoy, Türkiye’nin gözbebeği kurumlarından İDO’daki tecrübelerini ve hatta “tecrübesizliğini” anlattı. Bireysel ve kurumsal anlamda yaşanan büyük dönüşümlerin ve başarıların perde arkasını ortaya koyan ve “tecrübe edilmiş tecrübesizlikleri” anlatan “Tecrübesizliğin Şansındır”, Alfa Yayınları’ndan çıktı. Ahmet Paksoy’un yaşanmış hikayesine dayanan kitap, yaşanan başarılarla birlikte zorluklara ve krizlerin öğrettiklerine de geniş yer veriyor. “Değişimi Yönetmek: Akıntıya Karşı Yeni Paradigmalar” alt başlığını taşıyan ve profesyoneller kadar büyük hedefleri olan gençler için de bir başucu kılavuzu niteliği taşıyan kitap, tüm kitapçılarda ve D&amp;R mağazalarında raflardaki yerini aldı. İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, iş ve yönetim kitapları dünyasına yeni bir soluk katan “Tecrübesizliğin Şansındır” kitabında, tecrübeleriyle birlikte tecrübesizliğini de anlatarak fark yaratıyor. Kitapta, sadece tecrübelerini değil önemli bir yöneticilik pozisyonuna gelirken tecrübesizliğin sunabileceği avantajları da anlatarak değişik bir yöntem izleyen Paksoy,&nbsp; “tecrübe” kavramına da yeni bir bakış getiriyor.İşte kitaptan Paksoy’un bu farklı bakışını yansıtan bir bölüm: "Bugün geriye baktığımda kendi kendime ‘O gün iyi ki pek bir şey bilmiyormuşum’ diyorum. Bilmediğiniz zaman, tamamen duru kafayla herkese eşit mesafede yaklaşıp, kapıdan içeri girdikten sonra, hayal ettiklerinizi gerçekleştirme şansınız oluyor. Şartlanmışlıklara, kurumsal teamülün yarattığı bürokrasiye gözlerinizi kapatabiliyorsunuz. Daha doğrusu, henüz gözleriniz açılmamış oluyor. Oysa bu yapının bir parçası olunca, kodlanmış hareket biçimleri, yerleşmiş algılar, ister istemez üzerinize sinmiş olacaktı ve pek çokları gibi ‘risk almayayım’ diyecektim. Böylesine bir bilinmezlik durumunda, bilerek ya da bilmeyerek cesaret sahibi de oluyorsunuz, kimine göre bunun adı pekâlâ cahil cesareti de olabilir."B planı olmadan İş ve yönetim kitaplarında tecrübelerin yanı sıra, değişik senaryolara göre yapılan farklı planlar, A, B ve C da planları önemli bir yer tutarken, Ahmet Paksoy yeni kitabında hiç B planı yapmadan geliştirdiği yönetim anlayışını anlatarak bir farkını daha ortaya koyuyor.Hiç B planı yapmadan coşku ve tutkuyla yaşanan örnek bir dönüşümün kitabı olan “Tecrübesizliğin Şansındır”, “Değişimi Yönetmek: Akıntıya Karşı Yeni Paradigmalar” alt başlığını taşıyor.Ahmet Paksoy’un değişim yönetimine yaklaşımıyla birlikte samimiyetini de ortaya koyan bir pasajda konu şöyle ele alınıyor: "İDO’da ilk günden beri yaratmak istediğim değişim sürecinde, aklımdaki temel düşünceyi kendi kendime de tekrar ediyordum: ‘İDO’da satıhta bir değişim değil, sürdürülebilir bir değişim hayata geçirmek...’ Bu öyle bir dönüşümü yansıtacaktı ki; kamuda da modern yönetim anlayışının egemen olabileceği ortaya konulacaktı. Tüm proje ve hedeflerin temelindeki güçlü motivasyonu ise her daim koruyordum; ‘Bunun mümkün olabileceğine içtenlikle inanmak..."Liderlik mi, yöneticilik mi? Ahmet Paksoy, İDO’da özellikle son 10 yıl içerisinde yaşanan çok sayıda olayın ışığında farklı bir yönetim anlayışını ortaya koyarken önemli yöneticilik dersleri de çıkarıyor. Liderlik ve yöneticilik arasındaki farklar; bir lider için sahada olmanın önemi ve bunun kuruma getirileri; lider olarak doğru kararlar alabilmek ve bu kararların kurumu yeni bir yere taşıması; bürokratik engellerin ve hantallığın aşılması; zihniyet dönüşümü ve sürdürülebilir bir yönetim anlayışının inşası; yaşanan krizler, krizlerin yönetimi ve bir fırsata çevrilmesi ve daha birçok çarpıcı konu, Paksoy’un akıcı anlatımı içerisindeki yerlerini alıyor.Kişisel ve kurumsal anlamda yaşanan büyük dönüşümleri anlamak; akademiden iş dünyasına, kamudan özel sektöre farklı tecrübelerin nasıl sentezlendiğini görmek; önyargıları yıkan kriz yönetimini öğrenmek; bu süreçte dünya başkanlığına giden bir yolculuğa ve uluslararası bir markanın inşasına tanıklık etmek için bu kitabı mutlaka okuyun.Kitabın Künyesi: Dr. Ahmet PAKSOYTecrübesizliğin Şansındır “Değişimi Yönetmek: Akıntıya Karşı Yeni Paradigmalar”165 sayfa12,5 TLAlfa Yayınları Ahmet Paksoy D&R İDO İdo Kitap Baskı / Matbaa Şirket İçi Konular Ulaştırma Sun, 08 Sep 2013 21:43:00 +0000 info@ido.com.tr 45644 at http://haberindeks.com